SON TRENDLER-MODA-DEKORASYON etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SON TRENDLER-MODA-DEKORASYON etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Kasım 2007 Cuma

Dünyayı kurtarmanın 16 yolu


Doğal bahçeler yaratmak
Bahçelerde, suyu, toprağı kirleten ve sağlık için son derece zararlı olan kimyasal bitki ilaçlarını kullanmayı bırakmalıyız. Doğal ve sağlıklı koşullarda ürün yetiştirmeliyiz.
Et yemeyi azaltmak
1.kg. bifteği elde edebilmek için 20 bin litre su ve petrol tüketiliyor. Sizi meyve ve sebze satan barlara davet ediyoruz…
Bisiklete binmek
Bisiklete binmek sadece çevre için değil formunuz için de çok faydalı bir hareket olacak.
Organik giyinmek
Hem kendiniz hem de çocuklarınız için organik giysiler satın alabilirsiniz. Bunun için Feriköy Organik Pazar’ına bir göz atmalısınız.
Kalıcı mobilyalar almak
Mobilyalarınızı sık sık değiştirmeyerek ya da ikinci el mobilyalar satın alarak ağaçların daha uzun süre yaşamasına katkıda bulunabiliriz.
Sabun kokmak
Duş jelleri, ve sıvı sabunlara veda etmeliyiz. Tekrar petrol türevi maddeler içermeyen anneannelerinizin sabunlarını kullanmaya başlayın.
Daha az kimyasal
Çevreye daha fazla kimyasal madde yaymamak için kullandığınız deterjanların, yumuşatıcıların, diş macunlarının ve şampuanların miktarını mümkün olduğunca azaltmaya çalışın
Kurşun kalem kullanmak
Plastik tükenmez kalem yada fosforlu kalemler kullanmak yerine kurşun kalemleri tercih edin
Kullanılmış kağıtları tekrar kullanmak
Daha az kağıt kullanmak, daha çok ağacı yaşatmak anlamına geliyor.
Merdivenleri kullanmak
Asansör yerine merdivenleri kullanmak aynı zamanda günden güne incelmek demek!
Poşetlerden vazgeçmek
Alışverişe çıkarken yanınıza alacağınız büyük bir çanta ile plastik poşet kullanımına “dur” demiş olacaksınız. Ayrıca çok daha kullanışlı ve şık..
Ampulleri değiştirmek
Evinizin en fazla ışıklandırılan yerlerinde en az üç lambaya enerji tasarruflu ampul takarak tam dört tane nükleer santralin kapanmasına yardımcı olabilirsiniz.
Yoğurt yapmak
Kendi yoğurdunuzu kendiniz yapmanız daha sağlıklı ve pratik olacak. 1 litre sütle 8 kase yoğurt üretebilirsiniz
Su tüketimini ayarlamak
Banyoda ve tuvaletlerde su tüketimini kısmak için düzenlemeler yapın ve su akıtan muslukları, sifonları vakit kaybetmeden tamir ettirin
Kapakları kapatmak
Yemek yaparken tencerelerin kapaklarını kapatarak yüzde 30 oranında enerji tasarrufu yapmış olursunuz.
Banyoyu kısa kesmek
4 yada 5 dakikalık duş sırasında en fazla 30-80 litre arasında su harcayabilirsiniz. Oysa bu rakam küveti doldurarak yapacağınız banyoda 200 litreye çıkıyor.

Elif Nazlı Duran/ Elle

21 Kasım 2007 Çarşamba

En iyi tekno marketler


1 Troy Kanyon
Kanyon’da bulunan Troy, Apple ile ilgili bulmak ve bilmek isteyeceğiniz her şeyi sunuyor. Apple ürünlerinin sergilendiği mağazada bir demo alanı da var. Ayrıca fotoğrafları düzeltmek, ipod’un bilinmeyen yönlerini keşfetmek, bilgisayarda film ve müzik çalışmaları yapmak isteyenler için ücretsiz seminerler veriliyor. Haftanın yedi günü 10.00-22.00 saatlerinde açık olan Troy’da Mac konusunda hem profesyonellerin hem de bireysel kullanıcıların tüm sorularını yanıtlayabilecek bilgi birikimine sahip çalışanlar ve tüm Apple ürünleri bulunuyor. Tel: 0212 353 04 60

2 Teknosa Cevahir
İstanbul’un en büyük alışveriş merkezlerinden Cevahir Alışveriş Merkezi içinde bulunan Teknosa Cevahir mağazası tam 2400 metrekarelik bir alanda hizmet veriyor. Yazıcı, monitör, bilgisayar gibi IT ürün grubu, cep telefonu, mp3 çalar çeşitleri bulabileceğiniz telekom bölümü, görüntü ve ses sistemleri, fotoğraf makinesi, kamera çeşitleri bulunan optik bölümü, kişisel bakım ürünleri bölümü ve beyaz eşya çeşitleri gibi geniş bir ürün gamı mevcut. Tel: 0212 380 17 27

3 Teknosa Kanyon
Kanyon Alışveriş Merkezi B2 katında bulunan Teknosa tam 852 metrekare. Burada aradığınız her şeyi bulmanız mümkün. Mağazadaki ürün gamı içinde; IT ürün grubu, telekom, görüntü ve ses sistemleri, optik ürünleri, kişisel bakım ürünleri ve beyaz eşya çeşitleri bulunuyor. Tel: 0212 353 04 80

4 Bimeks Teknoport
Geçen ocak ayında Dünya Ticaret Merkezi içinde kapılarını açan Bimeks Teknoport tek katta 6 bin metrekarelik bir alana sahip. Alışveriş merkezinin giriş katında bulunan mağaza ürünlerin işlevlerine göre bölümlere ayrılmış. Oyun, bilgisayar ya da yazılım aradığınız ürün için ilgili bölüme gitmeniz yeterli. Markaların stantları hem çok şık hem de çok dikkat çekici. Ayrıca ziyaretçilerin fotoğrafçılık eğitimi, pilates, yoga gibi ücretsiz etkinliklere ve hediyeli yarışmalara katılması da mümkün.Tel: 0212 463 33 33
5 Darty Mecidiyeköy
Avrupa’da kurulan Darty bugün dokuz ülkede beyaz eşya ve elektronik alanında faaliyet gösteriyor. Türkiye’deki ilk mağazası Mecidiyeköy’de Profilo Alışveriş Merkezi’nde, 1600 metrekarelik bir alanda açılmıştı. Mağazada elektronik ürünlerinden küçük ev aletleri ve beyaz eşyaya kadar 150 kategoride 250’den fazla marka ve beş binin üzerinde ürün mevcut. Her gün 10.00-22.00 saatlerinde açık olan Darty fiyat, ürün ve hizmet kalitesi konusunda çok iddialı. Tel: 0212 248 88 00

6 Gold Levent Showroom
Toplam 58 şubesiyle hizmet veren Gold Bilgisayar’ın Levent Showroom’u Büyükdere Caddesi’nde bulunuyor. Burada bilgisayarlar, donanım ve yazılım ürünleri, telefonlar, mutfak aletleri, oyuncak-hobi ürünü çeşitleri, çanta, kablo, tarayıcı gibi çevre birimleri bulabilirsiniz. Üç katlı mağazanın otoparkı da var. Tel: 0212 444 91 11

7 Pupa İstinye Park
İlk mağazasını 2006 yılında Mayadrom’da açan Pupa, bir ilke imza atarak İstinye Park’ta Türkiye’nin en büyük Apple Premium Reseller mağazasını açtı. Apple’ın dünyada başlattığı APR konseptini mağazalarına taşıyan Pupa’nın satış kadrosu deneyimli ve sertifikalı. Satış sonrası müşteri memnuniyetine de çok önem veriliyor. Yakında başlayacak eğitim seminerleri de meraklılarını bekliyor, bilginize!
Tel: 0212 345 57 57

8 Teknosa Metrocity
Metrocity Alışveriş Merkezi’nin birinci katında bulunan, Türkiye’nin ilk teknolojik zincir marketlerinden olan Teknosa’da cep telefonundan bilgisayara, projektörden traş makinesine çok sayıda ürün bulabiliyorsunuz. Kampanyaları ve taksit seçenekleri de mevcut.Tel: 0212 344 00 37

9 Vatan Bilgisayar Bostancı
Bostancı’da E5 Karayolu üzerinde bulunan Vatan Bilgisayar 2004 yılında açıldı. Geniş bir iç mekâna ve yüksek duvarlara sahip mağazanın otoparkı da mevcut. Firmanın kampanyaları ve sürprizlerini internet sitesinden de takip edebilirsiniz.Tel: 0216 469 24 54

10 Vatan Bilgisayar Topkapı
1983 yılında Taksim Elmadağ’da kurulan Vatan Bilgisayar’ın ikinci mağazası 2002 yılında Topkapı Cevizlibağ’da açıldı. Bilgisayar, cep telefonu, televizyon gibi ürünler, network ürünleri, DVD ve ses sistemleri, yazılımlar, küçük ev aletleri ve beyaz eşya çeşitleri burada bulabileceklerinizden sadece bir kaçı. Vatan Bilgisayar’da 400 markaya ait binlerce ürün için satış ve satış sonrası hizmeti almanız mümkün. 10.00-22.00 saatlerinde açık olan mağaza iki kattan oluşuyor. Arabayla gelecekler için bir otoparkı da mevcut.Tel: 0212 665 56 56

19 Kasım 2007 Pazartesi

50 yıl sonra ‘Şampanya ne?’ diye sorulacak


50 yıl sonra şampanyayla çakırkeyif olacak kimse kalacak mı? Sıcaklıklar bu şekilde artmaya devam ederse, yüzyılın sonunda yeryüzünün şarap haritası değişecek, içinde şampanya geçen metinlerde dipnot vermeyi gerekecek.

Pek çok araştırma, şaraplık üzümlerin yetişeceği -veya yetişmeyeceği- bölgelerde çarpıcı değişikliklere işaret ediyor. Sıcaklıkların artacağına dair tahminler böyle devam ederse 21. yüzyılın sonlarında şarap meraklıları şaraphaneleri gezmek için, kavrulan Napa Vadisi’ne değil, kuzeye ve batıya, İngiliz Kolumbiyası’na -veya batıya, Ontario’ya- yönelebilir.

Bu öngörülerin temeli, her şarap üzümü türünün çok belirli iklim koşullarında yetişmesinden kaynaklanıyor. İklimin tarıma olan etkilerini inceleyen Gregory Jones, geçtiğimiz yıllarda sıcaklığın yavaş ama düzenli olarak artması sonucunda pek çok geleneksel şarap bölgesinin artık iklimsel sınırlarına yaklaşmış olduğunu anlatıyor.
İspanya’da bazı şarap üreticileri, koşullara uyum sağlamak için bağlarını daha yüksek rakımlarda, Pireneler’in alçak tepelerinde oluşturuyor. Gelecekte bir gün, mahzeninizde İskandinav şarapları istifliyor olabilirsiniz.


16 Kasım 2007 Cuma

İlker Çınarel den Muhteşem Bir Sergi


Biz İlker Çınarel’i ilk Londra'da Alternatif Moda Haftası’nda yapmış olduğu defilesiyle tanımıştık. Ardından Armani mağazalarında visual merchandising göreviyle başarısını pekiştirmiş olan tasarımcı kendinden birkez daha bahsettiriyor.
29 Ekim-5 Kasım tarihleri arasında Chealsea Old Town Hall’da sergisini gerçekleştiren İlker Çınarel son çalışmaları ile sanat severlerin beğenisini topladı.
Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Tekstil Bölümü’nden mezun olan Çınarel, çocukluğundan beri gelenekselliğe, tabulara ve sosyolojik problemlere karşı içinde var olan gücü kullanarak, koleksiyonunda toplum içindeki olumsuzlukları pozitif enerjiye dönüştürüyor. Kendi hayat deneyimlerini sanatıyla birleştiren tasarımcı, resimlerini renk ve formların yolculuğu ve özgürlüğünün ifadesi olarak tanımlıyor.

Silhouette


Göz alıcı değerli taşlardan oluşan ‘Silhouette’ kare kasasıyla feminen bir görüntüyü modern çizgilerle kombinliyor. Senenin en trend rengi rose gold ve altın kaplama alternatifleriyle ‘Silhouette’ farklı beğenilere hitap ediyor.
‘Silhouette’ şık tasarımıyla hem gece hem de gündüz tercihinde rahatlıkla kullanılacak bir model.
Çelik kordon ve deri kayış seçenekleriyle müşterilerinin beğenisine sunulan Pierre Cardin ‘Silhouette’, Türkiye genelinde seçkin saatçilerde ve kuyumcularda satışa sunuluyor.
Pierre Cardin Silhouette modelinin satış fiyatı ise 340.-YTL olarak belirlenmiş.

NIKE Sporsuz Yaşama Meydan Okuyor


Nike’ın Ümraniye Meydan Alışveriş Merkezi’nde düzenlediği, Mayadrom Sport Center’in profesyonel eğitmenleri eşliğinde 8 hafta boyunca devam edecek “Gym Kardiyo” dersleri, Nike kadınlarına eğlenceli dakikalar yaşatıyor.
27 Ekim Cumartesi günü başlayan ve her cumartesi saat 14.00’te yapılacak derslerle “Gym Kardiyo”nun eğlenceli taraflarını keşfeden kadınlar, spor hocalarından randevu alarak özel programlarını belirleyebiliyor. Sürpriz hediyeler kazandıran derslere katılmak için, Meydan Nike mağazasından başvuru yapılabiliyor.

12 Kasım 2007 Pazartesi

İşte Türkiye'nin en iyi şarapları


Altı yıldır her sonbahar altı kişilik bir jüri olarak Türkiye'nin tüm ciddi şaraplarını tadıyor ve en iyilerini belirliyoruz. Bu yıl da Çırağan Kempinski'de toplanıp 172 yerli şarabı "körlemesine" tattık...
Mehmet Yalçın-Millliyet


ALTIN LİSTE

Beyaz

Sevilen Premium Chardonnay 2005
Umurbey Sauvignon Blanc 2006

Kırmızı

Doluca Karma Gamay- Boğazkere 2002
Kavaklıdere Öküzgözü 2002

GÜMÜŞ LİSTE

Beyaz

Kocabağ Misli Emir-Narince 2006
Sarafin Sauvignon Blanc 2006
Sevilen Chardonnay 2006

Roze

Sevilen Majestik roze 2006
Sevilen R 2006
Villa Doluca roze 2006

Kırmızı

Bakus Butik Cabernet Sauvignon Reserve 2003
Doluca Karma Cabernet Sauvignon-Öküzgözü 2003
Gülor Cabernet-Shiraz 2005
Gülor Merlot 2005
Kavaklıdere Boğazkere 2002
Sevilen Centum Syrah 2005
Sevilen Kalecik Karası 2005

BRONZ LİSTE

Beyaz

Corvus Teneia Çavuş 2005
Doluca Antik beyaz 2004
Kavaklıdere Ancyra Narince 2005
Kavaklıdere Angora beyaz 2006
Kavaklıdere Vinart Emir-Sultaniye 2005
Sarafin Chardonnay 2005

Roze
Lal 2006

Kırmızı

Bortaçina Karanar 2002
Çamlıbağ Merlot 2006
Kavaklıdere Selection 2004
Pamukkale Anfora Shiraz Reserve 2004
Sarafin Cabernet Sauvignon 2004
Sarafin Merlot 2005
Turasan Boğazkere 2003

6 Kasım 2007 Salı

Evde rahatlama önerileri


İşinizden eve döndüğünüzde sizi davetkar yumuşaklığıyla karşılayacak ve sizin keyf alıp biraz daha canlanmanızı sağlayacak önerilere ne dersiniz...

Eve yorgun argın geldiğinizde ilk istediğiniz şey ne olur? Durun tahmin edelim: Şöyle ayaklarınızı uzatıp, rahat bir köşede dinlenmek değil mi? Tabi ki sırtınıza koyacağınız rahat bir yastığı unutmadan…

Eminiz hepinizin evinde bu iş için hazır duran rahat köşeler ve yastıklar vardır. Bunlar da bizden bir kaç öneri, biraz keyif ve canlılık için:


Rengarenk Yastıklar
Yastıklar bir yandan sizin rahatınızı sağlarken, bir yandan da evinize yeni bir hava getirebilirler. Eşyalarınıza uygun renklerde olan yastıkları tecih edebileceğiniz gibi, tamamen zıt renkleri ve hatta birbiri ile alakası olmayan bir kaç rengi bile bir arada kullanabilirsiniz yastık kumaşlarında.
Bunun için para harcamayı düşünüyorsanız, aynı kumaş cinsinden, farklı renklerde istediğiniz büyüklüklerde parçalar satın alabilirsiniz. Kumaşın cinsinin aynı olması renklerin zıtlığını çok belli etmeyecektir. Bu iş için para harcamadan, evdeki kalmış kumaşları da kullanabilirsiniz. Bu tamamen sizin üreteciliğinize kalmış. Bizden fikir vermesi…

Eskileri Değerlendirelim
Kullanmadığınız eski başörtüleriniz çekmecede öylece durup duruyor değil mi? Hangisinin renk ve deseninin bu iş için uygun olduğuna karar verdikten sonra bunu istediğiniz şekilde bir yastık haline dönüştürebilirsiniz. Eğer ebatı büyük bir kare örtünüz varsa, ortadan ikiye kesip, ortaya çıkan iki adet dikdörtgen parçadan iki adet yastık elde etme şansınız var. Dikdörtgen parçaları ortadan ikiye katlayıp, kenarlarını dikin. İçini doldurun. Alın size yeni bir yastık.

Çocuklar İçin
Çocuklar televizyon seyrederken veya kitap okurlarken rahatça uzanmayı severler. Bu iş için onlara kocaman yastıklar lazım. Eşinizin veya sizin artık kullanmadığınız bir tişördüzü, yavrularınız için rahat bir yastık haline dönüştürmeye ne dersiniz? Tişördün kol uçlarını dikin. Etek kısmını da dikin. Sadece yaka kısmı açık kalsın. Buradan elyaf veya pamuk doldurun. Sonra bu açıklığı da dikin. Karşınıza kafası olmayan, doldurulmuş, bir yarım vücut çıkacak. Eminiz çocuklarınız buna bayılacaktır.

5 Ekim 2007 Cuma

4 dakikada 1 film yüklenecek !

Hızlı internet erişimi ADSL’de altyapı yatırımlarını artıran Türk Telekom (TT), mevcut hız kapasitesini 20’ye katlayan VDSL2 servisini başlatmaya hazırlanıyor. TT’nin ocak ayında çıkaracağı VDSL2, ilk etapta 100 bin aboneye ulaştırılacak ve 30 megabit hızda olacak. Böylece ADSL’de 4 megabit olan hız da bir anda 8’e katlanmış olacak.

VDSL2 sayesinde bireysel kullanıcılar da oldukça gelişmiş seviyede internet erişimine sahip olabilecekler. Örnek vermek gerekirse, 700 MB’lık DivX formatında bir film, VDSL2 sayesinde 4 dakikada, 5 MB büyüklüğünde bir müzik dosyası ise 25 saniyede bilgisayara yüklenebilecek. TT ayrıca internet erişimindeki hız kapasitesini de kademeli olarak artıracak. Planlara göre, bu sıralama 8 , 12, 16, 20, 24 ve 30 megabit olacak. 30 Mbitlik paketin fiyatını açıklamayan TT yetkilileri, hız artışıyla birlikte ADSL ücretlerinde düşüş olacağını söyledi.

TT, New York’ta!Altyapı sağlayıcısı TT, ADSL hizmetinde olduğu gibi VDSL2 servisini de toptan olarak satacak. Ardından da başta TT Net olmak üzere diğer şirketler bu servisi son kullanıcıya ulaştıracak. İlk etapta 30 megabit olan hız seviyesi, 70 megabite kadar çıkacak. Şirketin 2008 sonu hedefi bu servisi 250 bin kullanıcıya ulaştırmak. Bunun için ciddi altyapı yatırımı yapan firma, yurtdışı çıkış hatlarını da kuvvetlendirmek için çalışma başlattı. Bu kapsamda New York, Londra ve Paris’te POP noktaları kurulacak. Bu sayede gerek duyulduğunda buralardan da hizmet alınmış olacak.

VDSL2 aynen ADSL’de olduğu gibi telefon hattı kullanılarak ve hat meşgul edilmeden kullanılıyor. Sadece modemlerin bu teknolojiye uyumlu olması gerekiyor.
VDSL2 sayesinde, kullanıcılar Triple Play denilen ses, görüntü, veri, yüksek çözünürlüklü televizyon (HDTV) ve interaktif oyunlardan da yararlanabiliyor.

4 Ekim 2007 Perşembe

İşte FIAT'ın yeni ticari modeli: Fiorino


Fiat tarafından ''Fiorino'' adıyla satışa çıkarılacak olan Fiat'ın yeni ticari modeli, Milano'daki 11. Transpotec Uluslararası Ticari Araç ve Yedek Parça Fuarında dünyaya tanıtıldı.


Tofaş'ın Fiat ve PSA Group (Peugeot-Citroen) için Bursa'daki fabrikasında üretmeye başladığı ve Fiat tarafından ''Fiorino'' adıyla satışa çıkarılacak olan Fiat'ın yeni ticari modeli, Milano'daki 11. Transpotec Uluslararası Ticari Araç ve Yedek Parça Fuarında dünyaya tanıtıldı. Fiat Ticari Araçlar (Fiat Professional) Üst Yönetcisi (CEO) Franco Miniero, Fiorino'nun tanıtımında yaptığı konuşmada, Fiat Professional'in marka değerlerine değindi. Bunların performans, yakınlık, beceri ve yenilikçilikten oluştuğunu anlatan Miniero, Fiat Professional'ın yeni işler başarma, yeni ürünler yaratma kapasitesine işaret etti. Miniero, ''Fiat, müşterilerine daha yakın, daha sıcak ve onların taleplerini karşılamada daha becerili ve yenlikçi, ileriye bakan ürünler sunan bir marka olmayı hedefliyor'' dedi. Fiat Fiorino'yu öne çıkaran 3 unsur olduğunu ifade eden Miniero, yeni aracın kompakt dış boyutları, ekonomik satın alma ve kullanım şartları sunması ve trafikte son derece kıvrak olmasının önemli avantajlar olduğunu kaydetti. Bu yıl Fiat Ticari Araçların İtalya milli futbol takımına sponsor olduğunu da hatırlatan Miniero, milli takımın da Fiat Professional gibi işini profesyonel olarak ve tutkuyla yaptığını anlattı.

-FIORINO'NUN FİYATI DOBLO'DAN AVANTAJLI OLACAK-

Fiat Ticari Araçlar Pazarlama Müdürü Özgür Süslü de 2,5 yıldır süren çalışmaların sonucu olarak ortaya çıkan Fiorino'nun bugün ilk kez müşterilerin karşısına çıkarıldığını söyledi. Fiat Fiorino'nun yeni bir araç sınıfı olması nedeniyle tüketiciden büyük ilgi görmesini beklediklerini ifade eden Süslü, Türkiye'de yılda 10 bin araç satmayı hedeflediklerini kaydetti. Aracın Türkiye'de ilk kez kasım ayında gerçekleştirilecek olan Ticari Araç Fuarı'nda tanıtılacağını dile getiren Süslü, aracın Aralık ayı başında satışa sunulacağını bildirdi. Aracın şehir içinde kısa mesafeli taşımalar için tasarlandığına dikkati çeken Süslü, özellikle dağıtım, kurye, servis-bakım ve perakende sektörlerinin ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte olduğunu anlattı. Aracın yakıt tüketim performansına da değinen Süslü, Doblo'ya göre yakıt tüketimi ve parça maliyetinin yüzde 15-20 daha düşük olacağını söyledi. Süslü, aracın Türkiye'deki satış fiyatının da benzer oranlarda avantajlı olacağını ifade ederek, yeni araçla birlikte ticari araçtaki pazar paylarını 1 puan artırmayı amaçladıklarını bildirdi.

-FIAT'IN YENİ TİCARİ ARACI FIORINO....

- Fuarda verilen bilgiye göre, yeni Fiorino'nun 1B sınıfının (küçük vanlar) standartlarını yeniden tanımlamak üzere yola çıkarken hafif ticari araçlar piyasasında önemli bir rol oynaması bekleniyor. 1B sınıfındaki ticari araçlara göre daha küçük iç boyutlara sahip olan ancak aynı kapasite ve servis olanağını sunan Fiat Fiorino, 9,95 metrelik dönüş çapı sayesinde trafikte atak ve park etmesi kolay bir araç özelliğini taşıyor. 3,86 metre uzunluğu, 1,72 metre yüksekliği ve 1,71 metre genişliği ile kompakt boyutlara sahip olan yeni Fiorino, 2,5 metre küp (ön yolcu koltuğu katlandığında 2,8 metre küp olabilen) hacmi ve 610 kilogram kapasitesiyle geniş bir kullanım alanı sunuyor. Aracın iç uzunluğu bir buçuk metrenin üzerinde olup, yolcu koltuğu yatırıldığında iki buçuk metreye kadar çıkabiliyor. Bluetooth uyumlu, CD veya mp3 çalarlı, radyolu bir müzik sistemi ve dört hoparlörle donatılan yeni Fiorino, ses ve titreşim konforu bakımından iyi çözümler sunuyor. Yeni Fiorino, Euro 4 standardına uygun iki modern motor seçeğiyle 1,4 litre, 73 HP benzinli ya da 1,3 Multijet, 75 HP turbo-dizel olarak sunuluyor. Ortalamada 100 kilometrede 4,5 litre yakıt tüketen Fiorinoyla, dolu bir depoyla bin kilometre yol yapılabiliyor.
Yeni Fiorino'da standart ABS ve EBD, aktif gergili 3 noktalı emniyet kemerleri, hidrolik direksiyon ve sürücü tarafı hava yastığı bulunuyor. Yeni Fiorino Cargo Aralık 2007'de iki versiyon olarak, on renk seçeneğiyle ve yan sürgülü kapısız ya da bir veya iki sürgülü yan kapılı 9 gövde seçeneğiyle piyasaya sürülecek.

-FUARDA TÜRKİYE'DE ÇEKİLEN TANITIM FİLMİ DE GÖSTERİLİYOR-

Fiorina'nın İtalya'daki satış fiyatının vergiler hariç 9 bin 100 avrodan başlayacağı bildirdi. Bu arada, fuarda, Fiorino'nun Kapadokya, Sultanahmet, Tuz Gölü ve Pamukkale'de çekilen global tanıtım filmi de Fiat standında ziyaretçilere gösteriliyor. Ayrıca bu yıl, İtalya Milli Futbol Takımının resmi sponsoru olan Fiat Ticari Araçlar, milli takıma, Türkiye'de üretilen yeni Fiorino'lardan da temin edecek.

3 milimetre kalınlığında TV !


Sony firması, dünyada ilk kez OLED teknolojisiyle bir televizyon üretti. Sadece 3 mm kalınlığındaki TV, çok daha parlak görüntüsüne rağmen, LCD'lerden bile az enerji tüketiyor

Japon elektronik devi Sony, organik ışık yayan diyot (OLED) teknolojisi kullanarak geliştirdiği ultra ince televizyonu aralıkta piyasaya çıkarıyor. Yenilik ve icatlar konusundaki şöhretini canlı tutmak isteyen ve Amerikan Apple ile Japon Nintendo karşısında son yıllarda rekabet konusunda sıkıntılar yaşayan Sony şirketinin yeni kuşak televizyon ekranının kalınlığı sadece 3 mm.

Kendisini aydınlatan ve arkadan ışığa ihtiyacı bulunmayan organik görüntü ekranı, iki levha arasında çok ince bir organik malzeme katmanından oluşuyor ve LCD ekranlarından daha az elektrik tüketiyor, daha parlak görüntü sağlıyor ve çeşitli açılardan rahatlıkla izlenebiliyor.

3 Ekim 2007 Çarşamba

Hangi ünlü nerde sahne alacak?

Antalya’daki bazı 5 yıldızlı oteller, Ramazan Bayramı’nda ünlü sanatçıları sahneye çıkararak, yerli turisti çekmeye çalışıyor.

Ramazan Bayramı’nda, Antalya’daki otellerde ünlü sanatçılar sahne alacaklar. Antalya’daki bazı 5 yıldızlı oteller, boş olan odalarını ünlü sanatçıların desteği ile yerli turistle doldurmak için, Ramazan Bayramı’nda Bülent Ersoy, İbrahim Tatlıses, Hülya Avşar, Emel Sayın gibi birçok ünlü sanatçıyı sahneye çıkaracak.
Ünlü sanatçıların olduğu otellerde bayram tatilini geçirmek isteyenler, gecelik 90 YTL ile 268 YTL arasında ücret ödeyecekler.


HANGİ SANATÇI HANGİ OTELDE?

Ünlü sanatçı Emel Sayın ile Huysuz Virjin, Crystal Hotels Side’de bayramın birinci günü sahneye çıkacaklar. Aynı otelde bayramın ikinci günü Serdar Ortaç hayranlarıyla buluşacak. Otelde en az 5 gece konaklayanlar, gecelik 185 YTl ödeyerek ünlü sanatçıları dinleyebilecekler.
Belek Limak Atlantis Otel’de ise bayramın birinci günü Hülya Avşar sahne alacak. Atlantis’te Hülya Avşar’lı Ramazan Bayramı, gecelik 119.90 YTL olacak. Kemer Limak Limra Otel’de ise bayramın birinci günü Seda Sayan, ikinci günü ise Özcan Deniz sahneye çıkacak. Bu otelde gecelik konaklama ise 99.90 YTL olacak.


Belek’te yeni açılan Su Sesi Oteli’nde, Sibel Can bayramın ikinci günü konser verecek. Bu otelde, gecelik konaklama ücreti 250 YTL olarak belirlendi.

Ramazan Bayramı’nda Antalya’da iki gece sahne alacak sanatçılar arasında İbrahim Tatlıses bulunuyor. İbrahim Tatlıses Bayramın ilk günü Rixos Premium Belek Oteli’nde sahne alacak. Bu otelde en az 3 gece kalanlar gecelik kişi başına 268 YTL ücret ödeyecek.

İbrahim Tatlıses bayramın ikinci gecesinde ise Side’deki Silence Beach Resort’ta bir konser verecek. Bu otelde en az 3 gece kalanlardan, kişi başına 526.5 YTL talep ediliyor.

Bülent Ersoy, Ramazan Bayramı’nın birinci gününde, Göynük’teki Majesty Mirage Park otelde sahne alacak. Ersoy’u izlemek isteyenler, 7 gece için 629 YTL ücret ödeyecekler. 7 gece kalmak istemeyenler ise gecelik daha yüksek ücret ödemek zorunda kalacaklar.

Rixos Tekirova’da ise bayramın 2. günü Funda Arar sahneye çıkacak. Rixos’ta 3 gece konaklayanlar, gecelik 171 YTL ödeyerek ünlü sanatçı Arar’ı da izleyebilecekler.

Dionysos Otel-Side’de ise bayramın birinci günü Emrah sahne alacak. Emrah’ı izlemek isteyenler, gecelik kişi başına 116 YTL ödeyecekler.

Side’deki Grand Prestice Otel’de ise İbrahim Erkal sahne alacak. İbrahim Erkal’lı 7 geceli konaklamanın maliyeti ise kişi başına 526.5 YTL olacak.

1 Ekim 2007 Pazartesi

Özbek'in defilesi Milano'yu fethetti


Dünyaca ünlü Türk modacı Rıfat Özbek, Milano Moda Haftası'na damgasını vurdu. Yeni kreasyonlarını tanıttığı defilesine 'Pollini By Rıfat Özbek' adını veren tasarımcı, Türk ve Afrika desenleriyle beğeni topladı..

Tasarımlarında Osmanlı motiflerine ağırlık veren dünyaca ünlü Türk modacı Rıfat Özbek, geçtiğimiz günlerde düzenlenen 'Milano Moda Haftası'nın yıldızı oldu. Yabancı basının ve moda otoritelerinin izlediği bir defileye imza atan Rıfat Özbek, 50'li ve 60'lı yılları yansıtan kreasyonuyla büyük ilgi topladı.


ETEK BOYLARI KISA
'Pollini By Rıfat Özbek' adlı defilesinin sonunda tüm konuklarını selamlayan ünlü tasarımcı, modellerinde eski Türk motifleri ve Afrika desenlerine ağırlık verdi. Rıfat Özbek'in transparan naylon ve organze kumaşlarla desteklenen yeni kreasyonunda; pantolonlar ve etekleri kabarık mini elbiseler ağırlıktaydı. Pileli etekler ve tunikler de Özbek'in beğenilen modelleri arasındaydı

21 Eylül 2007 Cuma

Heidi Klum Atıl'ı seçti


Top model Heidi Klum, Türk tasarımcı Atıl Kutoğlu’nun bir kıyafetiyle poz verdi.


Top model Heidi Klum, "New York Moda Haftası" için yayımlanan Ocean Drive Sonbahar Özel Dergisi’ne, Ralph Lauren, Donna Karan gibi dev markalar yerine Türk tasarımcı Atıl Kutoğlu’nun bir kıyafetiyle poz verdi.

Klum, Kutoğlu imzayı siyah deri ceketle 340 sayfalık derginin kapağını süsledi. Moda haftasına katılmadığı halde ilgi odağı olan Kutoğlu, "Kapağa çıkmanın bedeli çok yüksek. Heidi’nin yüzbinlerce dolarlık bir reklam ödemesi gerektiren bu tercihi bana moral verdi" dedi.

20 Eylül 2007 Perşembe

Dexter Loafer'lar Vitrinde!


Dexter’ın 2007-2008 Kış koleksiyonunda yer alan okul ayakkabıları, vitrinlerde yerini aldı.

Yoğun okul temposunda rahatlık ve şıklık arayan öğrencilerin en çok tercih ettiği Dexter Loafer’lar, bu sene yeni eklenen genç kız modelleriyle de nihayet vitrinlerde yerini aldı.
Kız öğrencilerin okul klasikleri arasında en çok beğendiği püsküllü Loafer Julia, 175 YTL’lik fiyatı ile Dexter mağazalarında.

19 Eylül 2007 Çarşamba

"The Train Show" ABD’de Türk moda rüzgarı


New York’un önemli hazır giyim ve aksesuvar fuarlarından "The Train Show"a markaları ile katılan Türk tasarımcılar gördükleri ilgiden memnun olduklarını söyledi.


Dünyanın dört yanından yaklaşık 100 tasarımcının 2008 ilkbahar-yaz koleksiyonlarını tanıttığı fuarda Türkiye, hazır giyimde Mouska, Miim/Miliam, Suzan Toplusoy ve aksesuvarda Jour du Nil firmaları ile temsil edildi. Üç gün süren fuarda, ’orijinallik’, ’yaratıcılık’ ve’ kalite’ kriterlerine uygun bulunan koleksiyonlar, yaklaşık 4 bin ziyaretçinin beğenisine sunuldu.
Kendi yarattığı markası ’Mouska’ ile fuarda ilgi toplayan genç tasarımcı Berna Fotocan, fuara ikinci kez katıldığını söyledi. ’Jour du Nil’ adlı Türk aksesuvar firmasının da katıldığı fuarı, New York Başkonsolosu Mehmet Samsar, eşi Feruze Samsar ile birlikte ziyaret etti.

18 Eylül 2007 Salı

Bora Aksu, Londra Moda Haftası’nda



Türk modacı Bora Aksu, Londra Moda Haftası’na bu kez de “Göçebe bir gelinin yol hikayesi” temalı koleksiyonuyla katıldı. Koleksiyonda parlak kırmızılar, koyu yeşiller ve hardal sarıları dikkati çekti.

Londra Moda Haftası çerçevesinde düzenlenen en kalabalık defilelerden birini Londra’nın ünlü Doğa Tarihi Müzesi’nde gerçekleştiren Bora Aksu, göçebe bir gelinin yaptığı uzun yolculukta kullandığını düşündüğü renk ve modelleri biraraya getirdi.

Bu çerçevede şıklığın yanısıra yolculuğun gerektirdiği rahatlığı ön plana çıkartan modellere öncelik verdiğini belirten Aksu, “Bilinmeyen uzaklara yapılan bu yolculuk sırasında gelin olmanın gerektirdiği sofistike görüntüyü yitirmeme çabası, ama aynı anda da yolculuğun gerektirdiği rahatlık ve pratikliği bir arada barındıran modeller yaratmaya çalıştık” dedi.

Bu kontrasın modellerinde rahatlıkla görülebileceğini belirten Aksu, dünyanın türlü yörelerindeki geleneksel düğün giysilerinin kök boyasıyla elde edilen renklerini kullandıklarını da belirtirken, “Yine farklı yörelerin gelinlerinden alınan ayrıntılar, saç örgüleri, ayna işlemeler, boncuklar ve sırt çantaları kullandık” diye konuştu.

Aksu’nun 6 ayda hazırladığı ipek, organze, saten, şifon ve kaplama koton gibi kumaşların pliselerle ve nervürlerle zenginleştirildiği koleksiyonda, kalın metal fermuarlar ve tokalar da dikkati çekti.

Aksu, defile için ünlü spor ayakkabısı markası Converse ile de işbirliği yaptı. Converse tarafından Aksu’nun çizdiği sandaletler üretilirken, bu sandaletlerde tığ işleri ve el örgülerinin de kullanıldığı görüldü.
Bundan sonra Paris’te aynı defilenin yineleneceğini belirten Aksu, sezon içinde İstanbul’da bir defile projesi bulunduğunu kaydetti. Aksu gelecek yıl yeni koleksiyonunu ABD’de tanıtacağını da belirtirken, ilerleyen günlerde Londra’da açacağı showroomun hazırlıklarının da sürdüğünü sözlerine ekledi.

12 Eylül 2007 Çarşamba

Haftanın Kitapları

Nazlı Eray'dan "Sis Kelebekleri" ve Milinia Black'den "Rolkesen" bu haftanın öne çıkan kitapları...

Sis Kelebekleri
Nazlı Eray

Merkez KitaplarFiyatı: 19 YTL

ROMAN
Nazlı Eray’ın otobiyografik özellikler taşıyan romanı ''Sis Kelebekleri'', hastalık sürecinde inatla yaşama ve düşlerine sarılan, iyileşme yolunda günden güne adımlar atarken yaşam serüveninden kopmayan bir kadının öyküsünü anlatıyor. Kitapta güncel tarih, hayal ve gerçek iç içe geçmiş durumda. Bir yanda sisler içindeki Sinop Cezaevi, bir yanda Mamak çöplüğünden yeraltı insanlarının dünyasına açılan yarık; diğer yanda dedesi Tahir Lütfü Tokay’ın izini süren, iyileşme savaşı veren katıldığı seçimlerde bürokrasinin içinde kendine yer açmaya çalışan bir kadın dünle bugün, düşle gerçek arasındaki duvarların yıkıldığı bir romanda buluşuyor. Kitap, bunları anlatırken yazarı Nazlı Eray’ın aktif politikada yer almasından ötürü çoğunlukla politik göndermeler de içeriyor.

Rolkesen
Milinia Black Okuyanus Yayıncılık

Çeviri:Perran Fügen Özülkü, Deniz Pehlivaner
Fiyatı: 18, 50 YTL

ROMAN
Milliena Black’ın yeni romanı ''Rolkesen'', modern ilişkilerin sırlarını ve yalanlarını su yüzüne çıkarıyor. İkili ilişkilerin gerçekle yalanın iç içe girdiği oyunlarını ortaya koyuyor. Kitap, dışardan bakıldığında kusursuz gözüken bir hayata sahip olan bir adamın yaşadığı çelişkileri konu alıyor. ''Rolkesen''in ana karakteri Reginald Brooks çok mutlu bir hayat sürerken aile hayatıyla ilgili sırlarının ortaya dökülmesi ile her şey tepetaklak oluyor ve aslında herkesin rol yaptığı anlaşılıyor.

Ünlü modacılardan 'altın' öneriler

Cengiz Abazoğlu

'2008 kışında favorim,uzun altın kolyeler'-Altın benim için,gücü temsil eden doğanın verdiği en önemli maden.

-Abiye ya da spor giysilerle altın takı kullanılabilir.
-Gösterişli bir abiyede daha sade bir takı kullanılmalı.Beyaz altın tercih edilmeli.
-Spor giyimde,2008 kişi için uzun altın kolyeler favorilerim arasında.
-Altın bence tüm ten ve saç renklerine tıpkı “siyah ve beyaz” gibi yakışan bir maden.
-Takı,kadınların güçlerini sergilediği bir aksesuar.Yaş ilerledikçe değeri ve büyüklüğü de artıyor. Bir kadın ancak otuzlu yaşlardan sonra bir milyon dolarlık gerdanlığı taşıyabilir ancak,18 yaşında bir genç kızda bu hoş bir görüntü sergilemez.
-Altın,bütün değerli ve yarı değerli taşlarla kullanılabilir.
-Sonbahar-kış sezonunun altın modasında öne çıkan görüntü,beyaz altın ile yeşil altının birlikte kullanıldığı takılar.Dünyanın önde gelen markaları da koleksiyonlarının büyük bir bölümünü,bu kombinle gerçekleştirdi.


Arzu Kaprol

'Altın en çok esmere yakışır'
-Altın benim için “ışık” tır.

-Ben sadece simsiyah giysilerle altın takıları onaylıyorum,aksi kullanımlarda altın özelliğini yitiriyor diye düşünüyorum.
-Abiye kıyafetlerde tamamen giysinin stiline göre farklı renk ve tasarım özelliğindeki altın takılar kullanılmalı.
-Günlük ve spor giysilerle,çok özel bir işçilik veya tasarım değeri olmadığı sürece modern altın takılar kullanılabilir.
-Altının esmerlerde daha hoş durduğunu düşünüyorum,ama bir klasman yapmak doğru değil,tamamen kişisel stille bu değişebilir.
-Tasarım özelliğine göre altın tüm taşlarla olabilir ancak ben kişisel olarak pırlanta ve altın kombinasyonunu çok sevmiyorum.
-Bu Sonbahar-Kış sezonunda modern ve hacimli formlar,dev boyutta kolyeler ve çok otantik,el işçiliğiyle yapılmış,retro görünümü veren takılar,sarı pırlanta ile birlikte kullanımlar,ayrıca elmas ön planda.


Vural Gökçaylı

İki altın bileziği yan yana takın -Altın bana göre çok güzel ve değerli bir maden.Dünya kurulduğundan beri tüm insanlığı cezp etti.
Ayrıca çok şık bir malzeme.Onunla her türlü tasarım yaratılabilir.Bir yaratıcının yapamayacağı hiçbir şey yok altında.

-Altının her türlü kıyafet ile yakışacağını düşünüyorum.Beyaz rengin ağırlıklı olduğu giysilerle bir arada kullanılmasını çok severim.Önemli olan saate göre doğru tasarımları seçmek.
-Altında tasarımın çok önemli olduğunu düşünüyorum.İki altın bileziğin yan yana takılmasını çok seviyorum.Bu tasarım abiye bir kıyafetle de kullanılabilir.
-Günlük ve spor giysiler için tek başına şık bir yüzük,bir kolye veya bir çift küpe tercih edilebilir.Akik taşla birlikte kullanılan ‘Roma başı’altın yüzük tasarımını çok seviyorum.Benim eşim de bu tasarımı kullanıyor.
-Altın bence esmer kadında daha güzel duruyor.
-Altın kullanımı ile yaş bağdaştırılmamalı.Kadın her yerde kadındır.Mesela Batılı kadın,yaşlandıkça abartılı tasarımları takmaya başlar.Altın 7’den 70’e her yaşa yakışan bir maden.
-Altın:ince,pırlanta ve elmasla birlikte kullanılabilir.Osmanlı döneminde altın ve pırlanta bir arada kullanılmıştır.
-Ben Türkiye’de ‘Anadolu Medeniyetleri’ni yansıtan tasarımları seviyorum. Ben de altın tasarımcılarıyla çalıştım, bir dönem Bizans dönemi takılarını baz aldım.Aynı zamanda Roma dönemi de çok mühim.Aslında,kendi topraklarımızdan çıkan bir sürü model var. Yeni tasarımlara gerek bile yok. Elimizdekileri çok güzel değerlendirebiliriz. Bunun yanı sıra çağdaş dizaynları da çok seviyorum. Geometrik ve matematiksel formdaki tasarımlar çok hoş.


Cemil İpekçi

'Altın her zaman moda'
-Altın benim için gösterişi ifade ediyor.Aslında dünyadaki metaller arasında fazla farklılık yok ama altın tarih boyunca diğerlerinden ayrı olarak, her zaman zenginliğin ölçüsü sayılmış.

-Her kıyafetle altını kullanabilirsiniz. Çünkü yeşi,kırmızı ve sarı tonlarında altın mevcut.
-Abiye kıyafetlerde, yeşil altının çok uygun düşeceğini düşünüyorum.Özellikle pırlanta ile kombinasyonu şık duruyor.
-Günlük ve spor kıyafetlerde, kırmızı altını beğeniyorum. Büyük halka küpeler, etnik tasarımlar hoş görünüyor.
-Altın her kadına yakışır ama farklı tonları olduğu için, mesela sarışın kadında yeşil altın iyi durmaz.Çünkü bu ton zaten sarı ve yeşilin karışımıdır. O yüzden kırmızı altını tercih etmeliler. Esmer ve kumrallar üç tonu da kullanabilir.
-Kadının bana göre yaşı yoktur, her yaştan kadın istediği tasarımı takabilir. Ruhu önemli, yoksa nice yaşlı ruhlar var ama yaşı 18.
-Altını bütün taşlarla kullanabilirsiniz,çakıl taşıyla bile.Ben öyle bir tasarım yaptırmıştım,çakıl taşı ve altından oluşan, herkes antika zannetmişti. Aslında altın benim madenim, aslan burcuyum. Severim ama altın aşığı değilim.
-Modayı çok takip etmiyorum ama, altının her zaman moda olduğunu düşünüyorum…

8 Eylül 2007 Cumartesi

Gelecekde Herkes Saçını Kazıtıp Peruk Takacak

Her yıl kuaförlerin büyük bir heyecanla beklediği International Trend Vision Award’un bu yılki Türkiye Finali, görkemli bir gece ile tamamlandı. Dünyanın en yetenekli kuaförlerini bir araya getiren ve onlara trendleri belirleyen isimlerden biri olma şansını veren Wella International Trend Vision Award öncesinde, yarışmanın jüri üyelerinden uluslararası başarılara imza atmış Alexis Ferrer ile geleceğin saçlarını konuşma fırsatı yakaladık. Vidal Sassoon ekolünden gelen İspanyol saç tasarımcısı Ferrer, Anna Ferrer salonları artistik direktörlüğünü yapıyor. Ferrer, Türk kadınının ten rengini ve saçlarını çok beğenmiş. Ancak bizlere bir önerisi var: Daha kısa ve renkli saçlar…
Ünlü saç tasarımcısı; saçın imajımız açısından önemini, Türk kadınına yakışacak saçları ve geleceğin saç modasını anlattı…

Saç uzmanlar tarafından hep bir aksesuar olarak nitelendirilir, siz nasıl tanımlıyorsunuz?Gereklilik…
Bütün ruh halinizi anlatmanızı sağlayan bir iletişim aracı. Mutlu ya da üzgün hissettiğinizi gösterebileceğiniz, aksesuarın ötesinde bir şey bence. Ama gelecekte bir aksesuar gibi kullanılmaya başlanacak. Herkes saçını kazıtacak ve doğal saçlardan değişik renklerde peruklar yaptıracak. Her gün kendimizi nasıl hissediyorsak, nasıl görünmek istiyorsak öyle peruklarla dışarı çıkacağız.

Perukları takmamıza daha ne kadar zaman var, biz görebilecek miyiz yoksa torunlarımız mı görecek?
Çok uzak değil. Öncelikle insanlar evlerinden ve tek başına çalışmaya başlayacak. Artık herkes pratik olmaktan yana. Günümüz insanı saçları kısa kullanmayı ve yıkayıp çıkmayı tercih ediyor, saçlarıyla çok uğraşmayı istemiyor. Ancak akşam bir yere giderken daha romantik görünmek istiyor. Bu yüzden böyle romantik akşamlar için kendisine değişik renkte ve uzunlukta peruklar hazırlatacak.
Nicole Kidman mesela. Çok az saçı var Kidman’ın ve yıllardır katıldığı her ödül töreni için farklı peruklar hazırlatır. Artık sıradan insanlar da bunu yapacak. Bu peruklar bize seçme şansı sunacak. Yemek seçerken bile her gün aynı yemeği yemezsiniz, bir gün salata yediyseniz ertesi gün tavuk yersiniz değil mi? Neden saçta böyle bir alternatifiniz olmasın? Kendinizi romantik ya da enerjik hissettiğinizde farklı saçlarınız olabilir. Burada önemli olan kişinin hissiyatı. Gerçekten kendinizi seksi hissediyorsanız öyle bir peruk taktığınızda gerçekten seksi olursunuz.

Kişinin imajındaki rolü nedir saçın?
Saç yüzü çevrelediği için imajda çok önemli. Bir kuaför olarak benim için çok daha önemli. Bir insanı tanımam için saçına bakmam yeterli. İyi bir saç renginiz ve iyi bir saç kesiminiz varsa bu sizin mükemmelliğe önem veren biri olduğunuzu gösterir. Barselona’da insanlar saçlarına kıyafetten çok daha fazla para harcıyor. Kuaföre gidemiyorlarsa bile evde mutlaka bakım yaparlar, şekil verirler. Saçın şöyle bir etkisi de var:
Saçınızın kesimi seksiyse çok daha seksi görünebilirsiniz. Seksi bir elbise saçınızın kesimi kadar etkili olmayabilir. Ama ikisini birden kullanırsanız, bu en ideali olur tabii.

İyi saç kesiminin sırları neler?
Hem kuaför hem de kişi gerçekten o saçın kendisine uygun ve iyi bir saç olduğuna inanmalı. Simetrik, asimetrik ya da geometrik kesim fark etmez, en iyi kesim sabah kalktığınızda size kendinizi iyi hissettirendir. Bu kişiyle alakalı ve kişiye özeldir. Sizi olmadığınız biri gibi gösteren saç, iyi kesilmemiş demektir. Zaten kuaförün en önemli işi, o müşterinin içini ve duygularını iyi anlamak, gerçek kimliğini görebilmektir.

Peki, gerçek kimliği nasıl görebiliyorsunuz?
Bunun için ne kadar zaman harcıyor ve ne yapıyorsunuz? Konuşuyorum ve dinliyorum… Hareketlerine de dikkat ediyorum tabii, salona nasıl girdiği nasıl yürüdüğü benim için önemli mesajlar, bunlar onu tanımamda etkili… Giyim tarzı ve aksesuarları da önemli ama sadece o anda üzerinde olan değil, konuşup genelde ne gibi aksesuarlar kullanıyor onu da öğrenmeniz gerekiyor. Tüm bu verilerden sonra saçı ancak tasarlayabilirsiniz. Pratik bir aksesuar takmışsa ya da pratik bir giysi varsa üzerinde, o zaman bu kişiye çok pratik bir saç kesmeli ve pratik bir boya yapmanız gerekir.

Uzak gelecekte peruk takacağımızı öğrendik, peki ya peruklara kadar yakın gelecekteki saç modası ne olacak?
Kış koleksiyonumu Escher isimli ressamdan esinlenerek hazırladım. Escher tablolarında metamorfozu çok kullanıyor ve biz de koleksiyonda bunu işledik. Saça öyle bir renk ve kesim uyguladık ki, sağa doğru taradığınızda çılgın bir görüntü, sola doğru taradığınızda daha ciddi, daha günlük kullanılabilecek bir saç tasarladık. Önümüzdeki sezonun trendi de bu zaten; farklı şekillerde kullanılabilen, içinde farklı renkleri barındıran saçlar… Boyada ise kişiye özel yaratılan tonlar trend olacak. Wella’nın yeni bir ürünü var, o ürünle kişiye özel renk yaratabiliyorsunuz. 10 gram mavi, 15 gram pembe ve 20 gram kahverengi boyayı karıştırıp kişiye özel bir renk yaratmak mümkün olacak artık.