19 Haziran 2007 Salı

Lösemili Çocuklara Ücretsiz Hastane


Kanser çağımızda çok sık görülen, tedavisi zor ve çok da pahalı bir hastalık. Lösante'de çocuğunuzu ücretsiz tedavi ettirebiliyorsunuz.

Kanser hastalığına her yaşta yakalanmak mümkündür. Çocukluk çağı kanserleri içinde yüzde 35’lik görülme sıklığı ile ilk sırayı lösemi alır. Halk arasında kan kanseri olarak ta bilinen lösemi çocuklarda en sık 2-5 yaşlarında görülmektedir.

Ülkemizde bu hastalıkla mücadele için 1998 yılında kurulan ve ulusal – uluslararası başarılı çalışmaları ile adından ülkemiz ve dünya basınında sıkça bahsettiren LÖSEV Lösemili Çocuklar Vakfı, 2000 yılında Ankara’da kurduğu LÖSANTE Lösemili Çocuklar Hastanesi ile yüzlerce çocuğumuzu hayata bağladı.

Konusunda ilk ve tek hastanesi LÖSEV tarafından 24 Eylül 2000 tarihinde lösemili çocuklara özel olarak, modern tıbbın tüm olanaklarıyla kurulan LÖSANTE ülkemizin konusunda ilk ve tek hastanesidir. Ankara, Gaziosmanpaşa, Turgutlu Sokak No: 30'da, 8 katlı, içinde yataklı ve ayaktan tedavi servisleri, acil ve yoğun bakım servisi, modern laboratuarı olan LÖSANTE, bir hastanede olması gereken tüm altyapıya sahip.

Aileye de özel oda Lösemi tedavisinde vazgeçilmez olan hijyenik ortam ve iyi beslenme koşullarının sağlanmış olduğu hastanede, ücretsiz tedavi hizmetlerinin yanı sıra çocukların psikolojik ve sosyal gelişimleri göz önünde bulundurularak eğitim ve bilgisayar odaları, eğlenmeleri ve özellikle küçük yaştaki çocukların faydalanabilmeleri amacıyla oyun odaları ve spor odaları düzenlenmiştir.

Çocuğu hastanede tedavi gören ailelerin ücretsiz konaklayabilecekleri banyolu, televizyonlu, apart odalar mevcuttur. Hastanenin başka bir katında ise tiyatro, sinema, resim, müzik, oyun ve bilgisayar odaları hazırlanarak, çocukların hastane ortamında eğitim almalarına ve iyi vakit geçirmelerine olanak sağlanmıştır. Tedavi alan çocuklar, gönüllü öğretmenleri sayesinde eğitimlerini sürdürmekte.Hematoloji ve çocuk hastalıkları uzmanları, eczacılar, hemşireler, biyologlar, psikologlar ve diğer sağlık çalışanları olmak üzere hastane de yüze yakın personel görev yapıyor.

Özel laboratuar koşulları LÖSANTE çağdaş standartların üzerinde, modern bir kan bankasının yanı sıra lösemiye özel olarak gelişmiş laboratuar koşullarına da sahiptir. LÖSANTE’ de tedavi olan lösemili çocuklara kan, eritrosit, trombosit, plazma veya kan ışınlatma ihtiyaçlarına göre gönüllü vericilerimizden temin ediliyor.

Lösemi hastalığının teşhisi çok zor. Yapılacak en küçük bir hata, deneyimsiz bir kişinin yapacağı yanlış bir çalışma, çocuklara büyük zararlar verebilir.Yapılan binlerce tahlilin içinde kaybolan, hatalı, günlerce bekletilen tahlil ve sonuçlar hastaları ve yakınlarını zor durumda bırakmaktadır.

LÖSANTE laboratuarında yalnızca lösemili çocukların tahlilleri yapılmakta ve deneyimli ellerde en doğru sonuçlar, anında veriliyor.

17 Haziran 2007 Pazar

Engelliye Yasalar ve Haklar

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Üye ülkelerin vaatlerine uyarak, Birleşmiş Milletler Beyannamesi hükümleri altında gerekli işbirliği tedbirlerini almak için ve sakat kişilerin hayat standartlarını yükseltmek amacıyla;İnsan hak ve özgürlüklerinde, Evrensel Beyanname ilan edilen barış esasları çerçevesinde kişinin insan haysiyetine ve sosyal adalete inancını tekrar ederek;
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde, İnsan Hakları Uluslar arası Antlaşmasında, Çocuk Hakları Beyannamesinde, Akıl Hakları bildirisinde olduğu gibi Uluslar arası Çalışma Teşkilatı (ILO), Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO), Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO), Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu (UNICEF) ve diğer organizasyonların yönetmeliklerinde, tavsiye ve tekliflerinde belirtilen prensipleri hatırlayarak;
Keza Ekonomik ve Sosyal Konseyin 6 Mayıs 1975'teki "Sakatlığın önlenmesi ve Sakatların Rehabilitasyonu" ile ilgili kararını hatırlayarak; Sosyal Kalkınma ve Gelişme Beyannamesinde belirtilen, fiziksel ve zihinsel bozuklukları olan kişilerin bakım ve rehabilitasyonunu güvence altına alan ve hakların korunması lüzum belirtilen hususlara önemle işaret ederek;
Fiziksel ve zihinsel sakatlıkların önlenmesi, sakat kişilerin çeşitli faaliyet alanlarındaki yeteneklerini geliştirmelerine yardım edilmesi ve normal hayattaki beraberliklerinin geliştirilmesi gereğini daima hatırda tutarak; ve belirli ülkelerin kalkınma çabaları içinde bu konuda çok sınırlı çalışmalarla katkıda bulunabileceklerini bilerek;
Sakat kişilerin hakları beyannamesini ilan etmekte ve aşağıda belirtilen bu hakların korunması için hem ulusal hem de uluslar arası tedbirlerin alınmasını istemektedir.

1- "Sakat Kişi" normal bir ferdi , kişisel veya sosyal yaşayışında kendi kendine yapması gereken işleri bedensel veya zihinsel kabiliyetlerinde, kalıtımsal veya sonradan meydana gelen herhangi bir noksanlık sonucu yapamayan kişidir.
2- Sakat kişiler bu beyannamede belirtilen haklardan tam olarak yararlanacaklardır. Bu haklar, sakat kişinin veya ailesinin sahip olduğu ırk, renk, cinsiyet, lisan, din, siyasal ve diğer fikirler, milliyet veya sosyal orijin, servet ve doğum gibi konularda hiçbir ayrıcalık gözetilmeden dünyadaki bütün sakat kişilere tanınmıştır.
3- Sakat kişinin insan haysiyetine saygı gösterilmesi onun en doğal hakkıdır. Fakat kişilerin,sakatlık veya noksanlıklarının sebebi ne olursa olsun sahip oldukları düzgün yaşama şartlarına mümkün olduğu kadar normal ölçüde ve çok sahip olmak haklarıdır.
4- Sakat kişiler de, diğer insanların sahip oldukları medeni ve siyasi haklara sahiptirler.Akıl Hastalarının Hakları Beyannamesinin 7. maddesinde bu hakların sınırlandırılması ya da kaldırılması ile ilgili hükümler belirtilmiştir.
5- Sakat kişilerin mümkün olduğu kadar kendilerine güvenmelerini sağlayacak tedbirler alınmalıdır.
6- Sakat kişiler tıbbi, psikolojik ve fonksiyonel tedavi haklarına sahiptirler. Protez ve ortopedik uygulamalar, tıbbi ve sosyal rehabilitasyon çalışmaları, eğitim, mesleki eğitim, staj ve rehabilitasyon, yardım, istişare, plasman hizmetleri, sakat kişinin kabiliyet ve maharetlerini en yüksek düzeye çıkaracak ve onların sosyal beraberliğini hızlandıracak diğer bütün faaliyetler bu maddenin kapsamına girmektedir.
7- Sakat kişiler ekonomik ve sosyal güvenlik, düzgün hayat standardı haklarına sahiptirler.
8- Sakat kişilerin özel ihtiyaçları, ekonomik ve sosyal planlamanın her safhasında nazarı dikkate alınmalıdır.
9- Sakat kişiler aileleriyle veya yakınlarıyla birlikte yaşama ve her türlü sosyal, yaratıcı ve eğlendirici faaliyete katılma haklarına sahiptirler. Hiçbir sakat kişi ikamet ettiği çevre nedeniyle, durumu veya gelişmesi için gerekli isteklerinde ayrıcalığa tabi tutulamaz.Eğer bir sakatın muhakkak özel bir müessesede veya çevrede kalması gerekiyorsa o zaman bu çevrenin, kendi normal yaşıtlarının kaldığı ve yaşadığı çevreye mümkün olduğu kadar yakın olması gereklidir.
10- Sakat kişiler her türlü istismara, ayrılma, kötüye kullanılabilir ve haysiyet kırıcı yasa ve muamelelere karşı korunmalıdır.
11- Sakat kişiler, şahıslarının ve mallarının korunması elzem olduğu hallerde, yeterli yasal yardımı sağlamaya muktedir olabilmelidirler. Eğer adli durum kendi gelişirse o zaman bu kişinin beden veya zeka durumu tümüyle dikkate alınmalıdır.
12- Sakat kişiler, haklarıyla ilgili her hususta kendilerine ait kuruluşlarla her zaman istişarede bulunabilmelidirler.
13- Bu beyannamede yazılı olan haklar, mümkün olan her türlü uygun vasıtayla sakat kişilere ve ailelerine tam olarak duyurulmalıdır.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GENEL KURULU'NUN 9 ARALIK 1975'DEKİ TOPLANTISINDA KABUL EDİLEN 3447 SAYILI ENGELLİ KİŞİLERİN HAKLARI BEYANNAMESİ Kaynak :
http://www.sosyalhizmetuzmani.org/engeliyasasi.htm

15 Haziran 2007 Cuma

Boşanma nedenleri araştırılıyor


Araştırmayla “geçimsizlik” başlığı altında yatan nedenlerin bulunması ve boşanmaların azalması için çözüm önerileri getirilmesi amaçlanıyor...

Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü Türkiye’de son yıllarda artan boşanmaların nedenlerini tespit etmek amacıyla araştırma başlattı. Genel Müdürlükten alınan bilgiye göre, araştırmanın yıl sonuna kadar tamamlanması planlanıyor.

Araştırma, 2003-2006 yılları arasında en az bir boşanma davasına bakmış avukatlardan bilgi alma yoluyla yapılacak. Şubat ayında başlatılan ve avukatların hazırlanan soruları internet üzerinden cevaplamaları yoluyla yapılması planlanan araştırmaya yeterli katılım olmadığı için saha araştırmasına dönüldü. Bu nedenle, araştırma 2007 yılı sonunda tamamlanabilecek.
Öte yandan, Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğünün konuya ilişkin hazırladığı bilgi notunda ise resmi istatistiklerde boşanma nedenlerine ilişkin olarak yer alan verilerde “geçimsizlik” başlığının yüzde 96 ile en yüksek orana sahip olduğu belirtilerek, bunun boşanmaların nedenlerine ilişkin sağlıklı bir değerlendirme yapmayı ve bu konuda öneriler geliştirmeyi imkansız kıldığı kaydedildi.
“Geçimsizlik” konusunun ana nedenlerinin tespit edilmesinin hedeflendiği araştırmayla, boşanmaların toplumsal düzeyde sorun yaratacak seviyeye gelmemesi için politika yapıcılara önerilerin geliştirilmesi amaçlanıyor.
“EKONOMİK KRİZ AİLEYİ OLUMSUZ ETKİLEDİ”
Özellikle 2000/2001 yılında yaşanan ekonomik krizin aile yapıları üzerinde olumsuz etkilerinin olduğu belirtilen notta, risk grubu içerisindeki ailelerin sayısında önemli bir artış gözlendiği ve bu artışın kontrol edilemeyecek oranlara ulaştığı belirtildi.
Ayrıca, 2000 yılında 76 bin 230 olan boşanma sayısının 2001’de 91 bin 609’a, 2002 yılında 90 bin 454’e, 2003 yılında 89 bin 311’e, 2004 yılında 93 bin 144’e, 2005 yılında da 95 bin 985’e yükseldiği kaydedildi.

14 Haziran 2007 Perşembe

1.Karadeniz Spor Oyunları

Karadeniz Oyunları 2-8 Temmuz 2007 tarihleri arasında Trabzon, Rize ve Giresun’da yapılacak.
Giresun ve Ordu’da sadece futbol grup maçları oynanacak.
Oyunlara 18 yaş altı genç sporcular katılacaklar.
Oyunlara Karadeniz Ekonomik İşbirliği’ni oluşturan 12 ülkenin sporcuları katılacak.Bu ülkeler, baş harfi sırasına göre, Arnavutluk, Azerbaycan, Bulgaristan, Ermenistan, Gürcistan, Moldova, Romanya, Rusya, Türkiye, Sırbistan, Ukrayna ve Yunanistan’dır.
Oyunlarda şu branşlar yer almaktadır:
Atletizm, Basketbol, Bisiklet, Ritmik Jimnastik, Okçuluk, Taekwando, Voleybol, Yüzme ve Futbol.Ayrıca, gösteri amaçlı olarak Bedensel Engelliler Okçuluk, Atletizm ve Yüzme branşlarında yarışacaklar.Oyunlarda 1297 sporcu yarışacak. 259 antrenör, 402 hakem, 90 takım menajeri ve 142 yönetici yer alacaklar.Oyunlar süresince yaklaşık 600 gönüllü yardımcı personel olarak görev yapacaktır.Oyunlar Köyü olarak Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde Yurt-Kur’a ait yurtlar ve çevresi düzenlenmiştir.
Yarışmalar ve müsabakalar branşlara göre şu saha ve salonlarda yapılacak:
Atletizm-Trabzon SöğütlüBasketbol-Trabzon 19 Mayıs ve KTÜ Spor SalonuBisiklet- Hopa-Samsun arasında 6 etap üzerindenGüreş-Yomra Spor SalonuOkçuluk-Akçaabat Fatih StadıTeakwando-Vakfıkebir Spor SalonuVoleybol-Araklı ve Of Spor SalonlarıRitmik Jimnastik-Trabzon Dünya Ticaret MerkeziYüzme-Trabzon Mehmet Akif Ersoy Kapalı Yüzme HavuzuFutbol- Trabzon Hüseyin Avni Aker, Giresun Atatürk, Rize Atatürk Statları
Oyunların açılış töreni 2 Temmuz, kapanış töreni ise 7 Temmuz tarihlerinde Trabzon Hüseyin Avni Aker Stadı’nda yapılacaktır.

9 Haziran 2007 Cumartesi

Bul(uç)ma


Ahmet Yeşil' in Bul(uç)ma adlı resim sergisi 14 Haziran-15 Temmuz 2007 tarihleri arasında The Marmara Pera Gallery Art and Life da sanat severlerle buluşuyor.

Sanatçı Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği ve Ankara Birleşik Ressamlar Heykeltraşlar Derneği üyesidir. Sanatçı şimdiye kadar çok sayıda ödüller ile birlikte 61.kişisel olmak üzere 279 karma ve yarışma sergisine katıldı.

14 Haziran-15 Temmuz 2007 tarihleri arasında The Marmara Pera Gallery Art and Life da gerçekleştireceği ‘’Bul(UÇ)ma’’ sergisinde son dönem tual resimlerinin dışında gerçekleştireceği ayna enstalasyon performansını şöyle ifade etmektedir;

‘’ Yaşamın gerçekleriyle her an yüzleşme durumumuz aynanın yarattığı yansıma ile bir sınır oluşturur. Görünen dünyanın sürekliliğinde kurulan bir sınırdır. Görünen dünyanın aynasallaşmasını ayna sağlar. Ayna, içinde yer aldığı mekana ‘görüntü’ açısından bir sınır oluştururken gerçekte bu sınır, mekanın iç sınırının yansımasıdır.
Aynasallaşan dünyamızda, iç ve dış mekanda yaşanılanın ve varolanın farkında olsakta olmasakta bir bütünlükle birlikte ilişki içindedir . ‘’

7 Haziran 2007 Perşembe

Karadul zehrinden doğal viagra geliştirildi


Şilili bilim insanları, karadul örümceğinin zehrindeki sertleştirici özelliği izole etmeyi başardıklarını ve daha az yan etkisi olan doğal bir Viagra üretebileceklerini açıkladılar.

Yaklaşık 3 yıldır bu konu üzerinde çalışan Şili’nin güneyindeki Temuco kentinde bulunan Frontera Üniversitesi’nden bilimsel ekibin üyeleri, örümcek zehrindeki bu aktif unsuru izole ettiklerini belirterek, yakında buluşun ticari anlamda kullanılabilmesi için patent alacaklarını kaydetti.
Araştırma ekibinin başında yer alan Fernando Romero, Santiago el Mercurio gazetesine yaptığı açıklamada, fare ve tavşanlar üzerinde yapılan deneylerin başarıyla sonuçlandığını belirterek, “Kalp ve akciğer sistemini etkileyebilecek zararlı maddeleri ayırarak, aktif unsuru oluşturan molekülleri izole etmeyi başardık.
Fare ve tavşanlar üzerindeki testler mükemmel sonuçlar verdi” dediŞilili bilim insanlarına göre, karadul örümceğinin zehri, uluslararası araştırmalarda, kalp ve damar hastalıklarına eğilimli erkeklerde kalp sorununa yol açabileceği belirlenen Viagra’nın aktif maddesi “sildenafil sitrat”tan daha etkili.

Romero, araştırmaları sonucunda arıtılmış toksinin, tamamen zararsız olması anlamında Viagra’dan daha iyi olduğunu tespit ettiklerini belirterek, bu maddenin yağlı dokular üzerinde yan etkiye neden olmadığını kaydetti.Şilili bilim insanları, karadul (latrodectus mactans) tarafından ısırılan insanların genel olarak taşikardi ve uzun süreli ereksiyona maruz kaldıklarının bir hekim tarafından gözlemlenmesi üzerine bu konuda araştırmaya başlamışlardı.

Şili’nin bazı bölgelerinde yerel dilde “Şili buğday örümceği” olarak adlandırılan karadulun zehri, özel ve ev yapımı bir yöntemle sulandırılarak, cinsel enerji elde etmek amacıyla kullanılıyor.
Zehri insanlar için öldürücü olabilen karadul, erkeğiyle çiftleştikten sonra onu yemesiyle tanınıyor.

2 Haziran 2007 Cumartesi

Devlet Tiyatrolarına 7 Afife Tiyatro Ödülü


Bu Yıl 11. defa verilen Afife Tiyatro Ödüllerinde İstanbul Devlet Tiyatrosu, aralarında Yılın En Başarılı Prodüksiyonu da dahil olmak üzere toplam 7 ödül olarak büyük bir başarıya imza atmıştır.

Yılın En Başarılı Prodüksiyonu
Inishmaan’ın Sakatı (İstanbul Devlet Tiyatrosu)

Yılın En Başarılı Yönetmeni
Özgür Yalım (Yeraltından Notlar - İstanbul Devlet Tiyatrosu)

Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu
Payidar Tüfekçioğlu (Yeraltından Notlar - İstanbul Devlet Tiyatrosu)

Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu
Atsız Karaduman (Inishmaan’ın Sakatı - İstanbul Devlet Tiyatrosu)

Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu
Sema Çeyrekbaşıoğlu (Inishmaan’ın Sakatı - İstanbul Devlet Tiyatrosu)

Yılın En Başarılı Sahne Tasarımcısı
Ali Cem Köroğlu (Yeraltından Notlar / Inishmaan'ın Sakatı - İstanbul Devlet Tiyatrosu)

Yılın En Başarılı Giysi Tasarımcısı
Serpil Tezcan (Amadeus - İstanbul Devlet Tiyatrosu)

1 Haziran 2007 Cuma

Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Günleri

8 Haziran 2007Cuma
08:30 - 09:00
Kursun Açılışı, Amaçlar ve Hedefler

Prof.Dr. Tanju Besler(Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Bşk.)

09:00 - 10:30
Oturum 1:
Vücut ağırlığı, Denetim Mekanizmaları ve Yenilikler

Başkan: Prof. Dr. Ayşe Baysal(BESVAK)
Vücut Ağırlığı Denetim Mekanizmaları
Prof.Dr. Ahmet Çorakcı (GATA, Endokrinoloji Anabilim Dalı Öğ.Üyesi)
Vücut Ağırlığının Denetiminde Beslenme Tedavisi Yaklaşımları
Doç.Dr. Seyit Mercanlıgil (Hacettepe Ün. STYO Beslenme ve Diyetetik Bölümü)

Bu oturumun amacı, vücut ağırlığı, denetim mekanizmaları ve yenilikler ile ilgili bilgileri güncel yaklaşım ışığında aktarmaktır. Bu amaçla, vücut ağırlığı ve denetim mekanizmalarının önemini vurgulayan bir giriş konuşmasını takiben, konuyla ilgili sunu interaktif olarak katılımcılarla tartışılacaktır. Yeniliklere yönelik literatür bilgisi kısaca gözden geçirilecektir.

10:30 - 10:45Keyifli Bir Mola

10:45 – 12:00
Oturum 2:
Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Uygulamalarında Beslenme ve Besin Kaynaklı Yaklaşımlar
Başkan: Prof.Dr. Serhat Ünal (Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı)
Prof.Dr. Tanju Besler(Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Bşk.)
Kanser ve İlişkili Sorunlar
Prof.Dr. İbrahim Güllü ( H.Ü.Tıp Fakültesi Medikal Onkoloji Bilim Dalı)
Kardiyovasküler Hastalıklar ve İlişkili Sorunlar
Prof.Dr. Lale Tokgözoğlu ( H.Ü. Tıp Fakültesi Kardiyoloji Bilim Dalı)

Bu oturumun amacı, tamamlayıcı ve alternatif tıp uygulamalarında beslenme ve besin kaynaklı yaklaşımların tartışılması, uygulamada bu ürünlerin kullanımının geçerliliğinin literatür bilgileri ile irdelenmesi ve yorumlanması. Tamamlayıcı tıpta kullanılan beslenme ürünlerinin avantaj / dezavantajlarının tartışılması.

12:00 - 13:00 Uydu Sempozyumu (Öğle Yemeği)

Ventilasyon, Oksijen Tüketimi ve Enerji Üretimi, Yağ Yıkımı ve Sağlıklı Kilo Vermede Metabolizma Analizi ve Ölçüm Metodları
Başkan:Prof.Dr. Tanju Besler(Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Bşk.)
Luigi Capparucci (Beslenme Uzmanı)
Takeshi Yamakoshi (Tanita Doğu Avrupa Satış Müdürü)
Ali Yüksel – Uğur Taslak (Tartı Ltd. Ortakları)

13:15 - 14:30
Oturum 3:
Koroner Arter Hastalıklarının Diyet Tedavisinde Yeni Yaklaşımlar
Başkan: Prof.Dr. Gülden Köksal(Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Böl.Diyetetik ABD Bşk.)Koroner Kalp Hastalıklarında Tanı Kriterleri ve Güncel Tedavi Yaklaşımları
Doç.Dr. Necla Özer ( H.Ü. Tıp Fakültesi Kardiyoloji Bilim Dalı)
Koroner Kalp Hastalıklarının Diyet Tedavinde Yenilikler
Prof.Dr. Perihan Arslan ( H.Ü. STYO Beslenme ve Diyetetik Bölümü)

Bu oturumun amacı, koroner arter hastalıklarının diyet tedavisini güncel bilgiler ışığında tartışmaktır. Bu amaçla, koroner arter hastalıklarının diyet tedavisi ilgili bir giriş konuşmasını takiben, bu alandaki son yenilikler ve tıbbi beslenme tedavisi interaktif olarak katılımcılarla tartışılacak, konuyla ilgili literatür bilgisi kısaca gözden geçirilecektir.

14:30 - 14:45 Keyifli Bir Mola

14:45 - 16:00
Oturum 4:
Egzersiz, Spor ve Sağlığın Geliştirilmesinde Beslenme Etkileşimleri
Başkan: Prof. Dr. Gülgün Ersoy (Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Böl. Bşk. Yrd.)Egzersiz ,Spor ve Sağlığın Geliştirilmesi
Prof. Dr. Nevin Ergun ( H.Ü. Fizik Tedavi Rehabilitasyon Y.O., Sporcu Sağlığı Ünitesi Sorumlusu)
Spor Beslenmesinde Yeni Yaklaşımlar
Prof. Dr. Gülgün Ersoy ( H.Ü. Beslenme ve Diyetetik Böl. Bşk. Yrd.)

Bu oturumun amacı, sağlığın geliştirilmesinde egzersiz ve spor ile beslenme arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi, performans ile beslenme etkileşiminde besin ögeleri ve ergojenik desteklerin rolünün tartışılması, konu ile ilgili egzersiz ve beslenme önerilerinin yapılması ve uygulanabilirliliğinin tartışılması.

16:15 – 17:30
Oturum 5:
İçeceklerin Beslenme Açısından Değerlendirilmesi
Başkan : Prof.Dr. Nevin Ciğerim (Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fak. Beslenme ve Diyetetik Bölüm Bşk.)
Prof.Dr. Neriman İnanç(Erciyes Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Böl. Bşk.)
Enerji İçeren ve İçermeyen İçecekler, Tadlandırıcılı İçecekler ( Sebze ve Meyve Suları, sporcu İçecekleri, Alkollü İçkiler, kolalı içecekler)
Yrd Doç.Dr. Efsun Karabudak ( Başkent Ün. SBF Beslenme ve Diyetetik Bölümü)
Su, Maden Suları, Çay, Kahve ve Fermente Süt Ürünleri
Yrd.Doç.Dr. Habibe Şahin (Erciyes Ün. Beslenme ve Diyetetik Bölümü)

Bu oturumun amacı, toplumda sıklıkla kullanılan bazı içeceklerin beslenme açısından değerlendirilmesi, içecekler ile sağlık ve hastalıklar arasındaki etkileşimin yeni bilgiler ışığında tartışılması, beslenmedeki önemini belirleyerek içeceklerin kullanımına yönelik beslenme önerilerinin getirilmesi.