26 Temmuz 2007 Perşembe

'Topkapı Sarayı’nın Hazineleri' Japonya'da

Osmanlı döneminin paha biçilmez eserleri, "Topkapı Sarayı’nın Hazineleri-Muhteşem Osmanlı Hanedanlığı Sergisi" adı altında, Japonya’da 1 Ağustosta görücüye çıkıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye’nin tarihi mirasını yurt dışında daha çok tanıtmak amacıyla, Japonya’daki Tokyo Metropolitan Sanat Müzesi’nde "Topkapı Sarayı’nın Hazineleri-Muhteşem Osmanlı Hanedanlığı Sergisi" açacak.

Serginin organizasyon komitesinde, Japon tarafı adına Prens Takahito Mikasa, Türk tarafı adına da Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, fahri başkan olacak.
Topkapı Sarayı Müzesi’nden 111, Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nden 29 adet olmak üzere toplam 140 tarihi eserin izlenime sunulacağı sergide, kahve ibriği, çorba tası, sini, kase gibi mutfak kapları, hamam tası, leğen, güğüm gibi banyo malzemeleri ve zümrüt küpe, gerdanlık, halhal, kutu gibi süs eşyalarıyla Osmanlı hanedanının yaşantısı anlatılacak.

Serginin önemli eserleri arasında ise Hürrem Sultan Vakfiyesi, Sultan I. Mahmud’a ait Tuğralı Mülkname, Sultan IV. Mehmet’in Tuğralı Fermanı ve Sultan III. Selim’in Tuğralı Temliknamesi yer alacak. Sergi, 24 Eylüle kadar Japonların ilgisine sunulacak.

Ayrıca "Topkapı Sarayı’nın Hazineleri-Muhteşem Osmanlı Hanedanlığı Sergisi", 6 Ekim-2 Aralık tarihleri arasında Kyoto Müzesi’nde, 11 Aralık 2007-11 Şubat 2008 tarihleri arasında da Nagoya Şehir Müzesi’nde görücüye çıkacak.

Yurt dışında 4 sergi görücüye çıkmıştı
Bakanlık, bu yıl, yurt dışında büyük çaplı 4 sergi düzenledi. Yurt dışı sergi atakları "İstanbul: Şehir ve Sultan Sergisi" ile başladı.
De Nieuwe Kerk Vakfı ve Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü organizasyonuyla Amsterdam’da, 14 Aralık 2006-15 Nisan 2007 tarihleri arasında düzenlenen
"İstanbul: Şehir ve Sultan Sergisi"nde, Osmanlı İmparatorluğu’nun yükseliş dönemi, saray yaşamı, geleneksel el sanatları, dini kuruluşları ve evlerin iç dekorasyonu, İstanbul’daki müzelerden seçilen 227 eser ile anlatıldı.
Serginin açılışına Kraliçe Beatrix ile Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç katılmıştı.

İlgi çeken ikinci önemli sergi de İtalya’nın başkenti Roma’da 10 Ocakta açılan "Türkiye: 7000 Yıllık Tarih" başlıklı sergi oldu.
İki ülke Cumhurbaşkanının katılımıyla, Roma Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda açılan sergi, Türkiye ile İtalya arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 150. yılı çerçevesinde düzenlendi. 43 eserin yer aldığı sergide, çeşitli dönemlere ait arkeolojik eserler ile Osmanlı dönemi yapıtlar gösterildi.

"12 Bin Yıl Önce Anadolu: İnsanlık Tarihinin En Eski Anıtları" ise Almanya’nın Baden-Württemberg, Karlsruhe Eyalet Müzesi’nde, 19 Ocak-17 Haziran tarihleri arasında teşhir edildi. Türkiye’nin 11 il müzesinden toplam 386 eserin yer aldığı sergide, neolitik dönemde Anadolu halkının yaşamı, mimarisi, tarım ve hayvancılığı, kazılarda ele geçen buluntularla gösterildi.
Seramikleriyle ünlü Türkiye’nin seramik sanatının yansıtılması için de "Seramiklerin Kavşak Noktası Türkiye: Doğu ve Batının Buluştuğu Yer" adlı sergi düzenlendi. Türkiye ile Kore Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkilerin 50. yıl dönümü çerçevesinde, 28 Nisan-24 Haziran tarihleri arasında açılan sergide, toplam 173 adet eser yer aldı.

Özel müzeler ile koleksiyonerlerdeki eserlerin sergileri
Öte yandan, Sabancı Vakfı Müzesi ve Gülbenkian Vakfı iş birliğiyle Lizbon’daki Gülbenkian Vakfı Müzesi’nde, 14 Haziranda, "Çağrışımlar, Geçişler, Atmosferler: Sakıp Sabancı Müzesi’nden Resimler" sergisi açıldı.
Sabancı Vakfı Müzesi’nden 38 eserin teşhir edildiği sergi, 26 Ağustosa kadar devam edecek. Koleksiyoner Prof. Dr. Ayan Gülgönen’e ait 17. ve 18. yüzyıl kilimleri koleksiyonundaki 25 eser de Slovenya Ljubljana Milli Müzesi’nde, 12 Haziran-15 Temmuz tarihleri arasında "Türk Kilimleri" başlığıyla sergilendi.

Türk Filmleri Barcelona'ya Konuk Gidiyor


İspanya’nın Barcelona kentinde 27 Eylül-2 Ekim arasında yapılacak 3. Siyasi Filmler Festivali’nin bu yılki konuk ülkesinin Türkiye olacağı açıklandı.

Barcelona Belediyesi, Barcelona’daki Fransız Enstitüsü ve FNC firmasının sponsorluğunda organize edilen festivalde, 1962-2006 yılları arasında çekilmiş 11 Türk filminin gösterileceği bildirildi.
Festival boyunca gösterilecek Türk filmleri arasında, Metin Erksan’ın "Yılanların Öcü" (1962), Tunç Okan’ın "Otobüs" (1974), Şerif Gören ve Yılmaz Güney’in "Yol" (1981), Atıf Yılmaz’ın "Asiye Nasıl Kurtulur?"(1986), Tunç Başaran’ın "Uçurtmayı Vurmasınlar" (1989), Yeşim Ustaoğlu’nun "Güneşe Yolculuk" (1999), Tayfun Pirselimoğlu’nun "Hiçbiryerde" (2002), Çağan Irmak’ın "Babam ve Oğlum" (2005) ve Özer Kızıltan’ın "Takva" (2006) filmleri bulunuyor.
Bu arada, aralarında Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin Direktör Yardımcısı Kerem Ayan’ın da olduğu Siyasi Filmler Festivali’nin yönetimi, Türk filmlerinin gösterimlerinin İspanya’da henüz çok yeni olması ve Türk sinemasının bilinmemesi sebebiyle bu yıl Türkiye’nin davet edildiğini söylediler.
Uluslararası yarışma bölümünün de bulunduğu festivalde, siyasi içerikli kısa metrajlı filmler ve dünyadan çeşitli belgeseller de gösterilecek.

Eva’lı Reklam Kampanyası Nefes Kesti!


Geçtiğimiz günlerde basketbolcu Tony Parker ile dünyaevine giren Eva Longoria balayından döner dönmez bir reklam kampanyası için objektif karşısına geçti.
‘Çaresiz Evkadını’ seksi yüzücülerle verdiği pozlarla nefes kesti. ‘Desperate Housewives’ (Umutsuz Evkadınları) dizisinin güzel oyuncusu Eva Longoria yeni bir reklam kampanyası bünyesinde objektiflere birbirinden seksi pozlar verdi.
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de beğeniyle izlenen ‘OC’ dizisinin sevilen yıldızı Mischa Barton'ın yerini alan güzel yıldız Bebe Spor markasının yeni yüzü oldu.
Çekimler sırasında Eva Longoria'ya birbirinden seksi ve atletik yapılı yüzücüler ve futbolcular eşlik etti.

Pürüzsüz Güneş


NASA’nın uzay telekopu Soho tarafından çekilen bu muhteşem kare güneşi ilk kez bu kadar lekesiz ve durağan yansıttı.
NASA’nın uzay teleskopu Soho geçtiğimiz günlerde sistemi içindeki patlamaların minimuma indiği bir dönem yaşayan güneşi lekesiz ve pürüzsüz haliyle görüntüledi.
Tam bir daire şeklinde turuncu renkteki bir ışık topunu andıran güneşi izlemeye koyulan bilim adamları yüzeyinde neredeyse hiç patlama hareketi görünmeyen güneşin en durgun dönemini yaşadığını belirtti. ,
Bu dönemde güneşin, gaz fırtınaları yaşadığı zamana göre çok daha sakin olduğunun altını çizen bilim adamları Soho’nun elde ettiği bu görüntüde de üzerinde hiçbir fırtına ya da dalgalanma olmayan güneşin adeta kusursuz göründüğüne dikkat çekti.

Türk Telekom Dakika Hesabına Geçti


Türk Telekom, Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı verdiği 1 Mart tarifelerinin yerine geçecek yeni tarifeleri yürürlüğe koydu.

Şehiriçi ‘alo’da yüzde 16 indirim yapan ancak dakika üzerinden fiyatlandırmaya geçen TT, bu tarifenin de iptal edilmesi ihtimaline karşı saniye bazlı ücretlendiren yeni tarifeyi de hazırladı Türk Telekom, Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı verdiği 1 Mart tarihli görüşme ücretlerinin yerini alacak yeni tarifelerini açıkladı.

Yeni tarife şehiriçi görüşmelerde yüzde 16 indirim öngörürken eski tarifelerin uzak mesafede uyguladığı yüzde 55-60 oranındaki indirimleri de korudu.

Eskiye dönüş yok
Bu şekilde şehir içi konuşmanın 1 dakikası 8,1 YKr yerine 7 YKr’a indi. Ancak Türk Telekom yeni bir ücretlendirme politikasına giderek, kontör ücretlendirmesi yerine dakika ücretlendirmesi yöntemine geçti.

Türk Telekom’un yeni tariferini açıklayan Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Paul Doany, yeni tarifelerin Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı, iptal kararına dönüşse bile yürürlükte kalacağını, eski tarifeye dönüşün yaşanmayacağını söyledi. Doany, mevcut tarifelerin dakika bazlı olduğunu da açıkladı. Saniye bazlı ücretlendirme yöntemine yakın zamanda geçme konusunda Telekomünikasyon Kurumu’na taahhütte bulunduklarını belirten Doany, bunun bir opsiyon olarak müşterilere sunulmasını planladıklarını kaydetti.

Türk Telekom Yönetim Kurulu Üyesi Emin Başer de Türk Telekom yatırımlarının aralıksız sürdürüleceğini belirterek yılda 15 bin km fiber optik kablo çektiklerini, en kötü ihtimalle 300 metre mesafeye kadar tüm hanelere fiber kablo götüreceklerini belirtti. 2006 yılında 550 milyon YTL yatırıma imza attıklarını belirten Başer, 2007 yatırımlarının 1 milyar YTL, 2008 yatırımlarının ise 1.4 milyar YTL olacağını söyledi. Başer, data ve görüntü transferi sağlayan ipTV hizmetinin tüm Türkiye’ye aynı anda sunulacağını da açıkladı

Dakika hesabı abonenin aleyhine!
Telekom’un yeni tarifesiyle artık 20 saniyelik zaman dilimleri değil 1 dakikalık süreler fiyatlandırılıyor.

Telefon açan kişi, 15 saniye konuşup kapatsa bile 60 saniye fiyatı ödeyecek. Şayet konuşma süresi 61 saniye olursa, o zaman da 2 dakika fiyatı üzerinden ücretlendirilecek.
Bedava kontör akşam 8’de kullanılabilecek* Avrupa’daki sabit ücret tahsil eden telekom operatörleri arasında, sabit ücret karşılığı kontör hediye eden tek şirketin Türk Telekom olduğunu belirten Doany, yeni tarifede StandartHATT’taki hediye kontör uygulamasına son verdiklerini, HesaplıHATT’taki 160 kontörlük konuşma hakkının 100 kontöre indirildiğini söyledi.
Doany, “HesaplıHATT’taki gece kontörlerinin kullanımı için başlangıç saati yılsonuna kadar uygulanmak üzere gece 10.00’dan akşam saat 8.00’a çekildi. Böylece bedava kontörlerin kullanımı daha uygun hale getirildi.” dedi.
* Doany, ADSL konusundaki yeni tarifelerinin de yakın zamanda onaylanacağını umut ettiklerini belirterek, “Müşterilerimize çok iyi bir teklifte bulunuyor olacağız, bu kez mevcut müşterileri de üzmeyeceğiz” dedi.

Yeni şirket alacak
* Kısa süre önce Innova ve Argela’yı alan Türk Telekom yeni bir şirket satın alma aşamasında olduğunu da açıkladı.

Tüketici dernekleri ile diyalog başlatacak
Yeni tarifeler konusunda tüketici dernekleri ile görüşme yapıp yapmadıklarına ilişkin bir soru üzerine Doany, tüketici birlikleri ile görüşme ve diyalog başlatmayı umut ettiklerini, kendi pazar araştırmalarının yanı sıra derneklerden de bazı bilgiler aldıklarını ifade etti.

‘Son indirim enflasyon düşüşüne katkı yapacak’
Paul Doany, tarife değişikliği ile yüzde 5’lik gelir artışı hedeflerini yüzde 1’e indirdiklerini açıkladı. Doany, “1 Mart tarihli tarife ile gelirlerde tarife değişikliğinden kaynaklanan 150 milyon YTL, görüşme dakikalarındaki artıştan kaynaklanan 100 milyon YTL olmak üzere 250 milyon YTL artış elde etmeyi planlıyorduk” dedi.

1 Temmuz’dan itibaren geçerli olacak tarifelerde TT gelir artışının yüzde 1’le sınırlı kalacağını belirten Doany şöyle devam etti: “TÜİK’in revize ettiği enflasyon sepetine göre en son Türk Telekom tarifesinin enflasyona olumlu etkisi olabilir.”

‘Kara tahtadaki hesap’ tuttu konuşma süresi % 21 arttı
Reklamını yaptığı tüm firmaların satışlarına ve pazar paylarına katkı sağlayan Cem Yılmaz, Türk Telekom’da da amacına ulaştı. Cem Yılmaz’lı reklamlar sonrasında Türk Telekom’un abone başına görüşmeleri bir önceki yıl aynı döneme kıyasla yüzde 21 arttı. 2006’da abone başına yıllık görüşme 363 dakika iken 2007 ortalaması 440 dakikaya yükseldi.
Türk Telekom reklamları sonrası evden cep telefonu aramaları yüzde 23 arttı. Aynı dönemde cepten sabit hatlara yapılan aramalarda ise yüzde 10 düşüş görüldü.

Cem Yılmaz’ın Türk Telekom için attığı imza komedyenin altıncı reklam anlaşması oldu. Daha önce Opet, Cem Yılmaz döneminde pazar payını 1.7 puan birden artırdı. Yılmaz’ın Doritos’un pazar payına katkısı da yüzde 8.2 olmuştu.

Albaraka Türk’ün yeni ortağı Kral Abdullah oluyor


Halka arzda binlerce yatırımcıyı hissedarı yapan Albaraka Türk’ün yeni ortağı Suudi Hükümeti olacak.

Suudi Arabistan Hükümeti’nin emeklilik fonunun büyük hissedar olduğu Saudi Investment Bank, Albaraka Türk’ün dolaylı ortağı oluyor. Albaraka Türk’te yüzde 54.06 hissesi olan Albaraka Banking Group’ta yüzde 23.11 payı bulunan Dallah Albaraka Holding Company ile Saudi Investment Bank arasında mutabakat zaptı imzalandı.
Dallah Albaraka’nın Albaraka Banking’deki hisselerinin yüzde 50’sini Saudi Investment Bank’a devredeceği, karşılığında Saudi Investment Bank hisseleri alacağı bildirildi. Suudi banka, Albaraka Türk’ün yüzde 27’den fazla hissesinin de dolaylı ortağı olacak.

JP Morgan ve Oger ortak
Açıklamada, şöyle denildi: “Bu karşılıklı hisse senedi takası, gerekli değerleme çalışmaları yapıldıktan ve iki şirketin genel kurulları tarafından onaylandıktan sonra gerçekleşecek. Anlaşmayı, ayrıca Bahreyn ve Suudi Arabistan merkez bankalarının da onaylaması gerekmektedir. Albaraka Banking tarafından yapılan açıklamada, bu takasın gerçekleşmesiyle her iki bankanın da ürün ve coğrafi çeşitlenmeye gideceği ifade edilmiştir.”

Açıklamada Saudi Investment Bank’ın S&P tarafından uzun vadeli notunun A- olduğu, ortakları arasında JP Morgan Chase ve Japon Mizuho Corporate Bank’ın yer aldığı vurgulandı. Emeklilik fonlarından sonra bankanın en büyük hissedarı Türk Telekom’u alan Saudi Oger. Saudi Investment Bank’ın ortakları arasında hepsi Suudiler’e ait Akdeniz ve Körfez Sigorta-Reasürans Kooperatifi, Amex ile Saudi Orix Leasing Company var.
Operasyonlarının yüzde 60’ını İslami bankacılık işlemleri oluşturuyor. Bankada şu anda 7.3 milyar dolarlık mevduat bulunuyor.

Halka arz rekoru kırmıştı
Albaraka Türk’ün geçtiğimiz Haziran sonunda yapılan halka arzına 24 bin yatırımcıdan 7 milyar doların üzerinde talep geldi. Böylece yurtdışı ve yurtiçinden halka arzın 32 kat üzerinde taleple rekor kırıldı.

100’üncü Yılını 1000 Mağazayla Kutlayacak

Türkiye’nin tekstilde en eski özel sektör kuruluşu olan Hatemoğlu yenileniyor..

Türkiye’nin tekstilde en eski özel sektör kuruluşu olan Hatemoğlu genç kuşak temsilcileriyle yenileniyor. Fason üretimden vazgeçen şirket, yeni markası Hatem Saykı ve mağazalaşma süreciyle atağa kalktı.

Hatemoğlu, şirketin 100’üncü yılını kutlayacağı 2024’te tam bin adet mağazaya ulaşmayı hedefliyor.Hatemoğlu, Türkiye’de tekstildeki ilk özel sektör yatırımı.
Bu bilgi Türk Tarih Vakfı’nın araştırmasından. Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra Kayserili Hacı Mustafa Saykı manto ve palto üretimine başlamış.
1924’ten bu yana ayakta duran şirket, şimdilerde üçüncü kuşağa emanet. Çoğu Boğaziçi mezunu Saykı Ailesi 2001 krizinden sonra rota değiştirerek Hatemoğlu’nu diriltti. Fason üretimden vazgeçildi, Hatemoğlu markasıyla ihracat yapılmaya başlandı, aynı zamanda da Hatemoğlu mağazaları açıldı. Şirketin başındaki isim Hatem Saykı kendi adıyla bir marka daha çıkardı.
Türkiye’nin ilk özel tekstil girişimi ve Türkite’nin ilk ihracat yapan şirketlerinden Hatemoğlu’nu Hatem Saykı ile konuştuk.

Dedeniz kurmuş Hatemoğlu’nu. Cumhuriyet’in kuruluşundan hemen sonra modern giyim tarzına sahip çıkıp yatırım yapmaya nasıl karar vermişler?
Babamın babası kurmuş, Hacı Mustafa Saykı. 1924 yılında kıyafet devriminden sonra kurulmuş ancak bu tarihten önce de Bursa ve İstanbul’dan kumaş alıp Kayseri’de manifaturacılık yapıyorlarmış. 1924’te ilk konfeksiyon satışını yapmışız. Muhakkak ki bizden önce kurulan tekstil şirketi vardır ama halihazırda hizmet veren bir şirketiz. Bizden önce Sümerbank varmış. Bu bilgileri 10 yıl önce Türk Tarih Vakfı’nın yaptığı araştırmadan öğrendik.

Bu tarz hemen müşteri bulmuş mu?
O zamanın en modern kıyafetleri yapılıyormuş. Hacı babam anlatırdı, ilk olarak üç manto hazırlanmış. Birini babaannem giymiş, birini valinin hanımına satmışlar. Diğerini satmak için bir yıl uğraşmışlar. Ancak sonraki yıllarda dikiş ve kumaş kalitesiyle manto va paltoda en bilinen marka olunmuş. Hatemoğlu denildiğinde bundan 15 yıl öncesine kadar manto ve palto akla gelirdi. Yeni markalar çıkardık.

Hâlâ devam ediyor...
Manto ve palto devam ediyor ama artık bayan koleksiyonunu bıraktık.

Neden?
Krizden sonra rota değişikliği yaptık. Bayandan vazgeçtik. Krize kadar mağazacılık yapmıyorduk. Toptancı ağırlıklı çalışıyorduk. 2001’den sonra mağazacılık yapacağız dedik. 2001 krizini fırsat olarak değerlendirdiniz diyebilir miyiz? Bu bir toparlanma süreciydi. Erkek koleksiyonunu genişlettik, yeniledik. İki yeni marka kattık, hatta üç diyelim. Biri HTML, daha genç dizayn, pamuk ceketler, yıkamalı pantolonlar...
Hafta sonu kıyafetlerinden oluşuyor. Diğeri Hatem Saykı koleksiyonumuz.

Siz mi tasarlıyorsunuz?
Direkt tasarım değil ama her üründe emeğim var. ‘Bu kumaştan şu model’ gibi seçimleri ben yapıyorum. Hatem Saykı bir buçuk yıla yaklaştı. Son ay itibarıyla toplam satışlarımızda yüzde 14’ü geçti. Hatem Saykı şimdilik bizim için bebek ve yürümeye başladı diyebiliriz.

Niye daha önce mağazacılığa geçmediniz?
Kriz öncesinde bayi sayımız 150’ydi. Aklımızda uzun zamandır mağazacılık vardı. Demek ki krizi beklemişiz. Bir müşterimiz bizi bıraktı, biz bir müşterimizi bıraktık ve rota değişikliği yapalım dedik. Bayilerde işler daha yavaş gidiyordu.
Aslına bakarsanız büyüklerimiz işe mağazacılıkla başlamışlar, toptancılıkla devam etmişler, biz de yıllar sonra yeniden mağazacılığa döndük. 1965’te Beyoğlu’nda mağazamız varmış. Toptancılık da o yıl başlamış.
Halen toptancılığa devam ediyoruz. 2005’te 9 mağazamız varken, 2006’da 15 oldu, inşallah 2007 sonunda 20 olacak. Şu anda tepesinde Hatemoğlu yazan 25 mağaza var, 15’i bize ait. 2024 100’üncü yılımız olacak. Bu tarihe kadar hedefimiz bin mağazaya ulaşmak.

Yıllık üretim rakamlarınız nedir?
Yıllık 120 bin parça takım elbise üretiyoruz. Dışarıda yaptırdığımız kıyafetlerimiz de var. Örneğin Hatem Saykı İtalyan bir firma ile İtalya’da üretiliyor. 4 tane ayakkabı üreticimiz var. 24 senedir gömlek üreticimiz aynı. Kravatımızı da iki üreticimiz yapıyor. İtalyan ortakla üretiliyor

Bin mağaza hedefi yüksek değil mi?
Neden olmasın? Hedefi koyup çalışmak önemli olan. İtalyan ortakla nasıl buluştunuz?Bu şirket İtalya’da birçok markaya üretim yapıyor. Biz onlarla 1994 yılında tanıştık. Hatta ‘Onlara fason üretim yapabilir miyiz?’ diye heveslendik. Ancak olmadı ve yıllar sonra 2005’te kendi koleksiyonumuzu onlara yaptırmaya başladık.
Bizim tarzımızdan farklılardı. Ne gibi bir fark vardı?Hatemoğlu tarzı Alman tarzıdır. Kalıplar, modeller ve vücut yapısı olarak Alman çizgilerini taşır. Hatem Saykı ise tamamen İtalyan tarzı.

Neden Alman tarzı tercih edilmiş?
Uzun yıllar Almanya’daki fuarlara katıldık, Alman müşterilerimiz oldu. Sanırım ondan.Cumhuriyetin kurulduğu ilk yılların etkisi de olabilir...
Evet, o dönemde teknoloji Almanya’dan geliyormuş. Erkek modasında İtalyan tarzı hakim. Sizin için de bunu izlemek elzem olmalı.Türk erkekleri İtalyan tarzına yakın. Artık pantolonlar daha düşük belli. Ceketler daha dar. İtalyanlar her zaman ceket kollarından gömlek manşetlerinin görülmesini ister. Bizim ceket kolları eskiden daha uzundu, şimdi kısaldı. 1-1.5 santim kısa kollar. Paçalar daha dar. Müşterilerimiz ilk zamanlarda zorlandı ama artık onlar da İtalyan tarzını tercih ediyor. Ayrıca kumaşlar da çok farklılaştı. Hatem Saykı’da daha dökümlü kumaşlar kullanıyoruz. El dikişi ağırlıklı.
Alman tarzı olan ürün bandımız ise makine ağırlıklı.Babam kasanın anahtarını 18 yaşındayken verdi.

Şirketin üçüncü kuşak temsilcisi olarak en büyük sermayeniz nedir sizce?
Bilgi ve iyi niyet. Sermaye muhakkak para demek değil. İtibarı tüketirseniz sermayeniz tükenir.

Babanız sizi kaç yaşında işe alıştırmaya başlamıştı? Ne zaman sorumluluk aldınız?
İlkokul döneminde ilk iş seyahatimi babamla Bursa’ya kumaş seçmeye giderek yaptım. 18 yaşındayken babam kasanın anahtarlarını vermişti. Boğaziçi İşletme’de okurken okulu kırıp işe gelirdim. Yıllarca hafta sonları hep işteydim.

‘Eskiyi getir yeniyi al’
Hatemoğlu’nun iki haftadır süren ve dayanıklı tüketim markalarının yaptıkları kampanyaları andıran bir kampanyası var. Eski takım elbise getirenler 80 YTL’lik indirimden yararlanıyor. Üstelik bu elbiselerin Hatemoğlu markası olması şart değil.

’Peki ne olacak bu elbiseler?’
Hatem Saykı müşterilerden gelen takım elbiselerin elden geçirildikten sonra valilikler aracılığıyla ihtiyacı olan bölgelere gönderileceğini söyledi.
‘ğ’ harfi yüzünden kendi markamızla satışta zorlandıkBir dönemin en yüksek ihracat yapan şirketlerindensiniz. 1980’li yıllarda 1 milyon dolarlık ihracat yapana ödül veriliyordu. Dönemin bakanı ziyarete geldiğinde babam anlatır,
’Ne kadar oldu, 1 milyonu buldu mu ihracatınız?’ diye sorduğumda 2.5 milyon dolar ihracat yapmışız. İyi bir dönemmiş.

Hangi ülkeler ağırlıktaydı?
Libya’ya, Irak’a yüksek rakamlarda yapıyorduk. İsviçre, Fransa. Belçika ve Almanya’ya da ihracatımız vardı. Türk olduğumuzu anlıyorlar

Ya şimdi?
Son üç yıldır ihracatımızın tamamını kendi markalarımızla yapıyoruz. ABD’den Kazakistan ve Afrika ülkelerine kadar farklı ülkelere satış gerçekleştiriyoruz. İhracata başladığımız ilk yıllarda kendi markamızla satış yapmakta zorlandık. En çok da Hatemoğlu’nun ’ğ’si bizi zorladı. Made in Turkey yazmamıza hiç gerek yok, ’ğ’yi gören Türk olduğumuzu biliyor.

Hatemoğlu Boğaziçi mezunlarına emanet
Hatem Saykı’nın eşi Füsun Saykı Boğaziçi Endüstri Mühendisliği’nde okumuş. Şu anda şirkette mağazacılıktan sorumlu. Hatem Saykı’nın ablası Efsane Turan Boğaziçi İşletme mezunu.
Şirkette yurtdışı müşterilerle ilgileniyor. Hatem Saykı da Boğaziçi İşletme mezunu. Kızkardeşi Esra Saykı ise ailede Boğaziçi mezunu olmayan tek kişi. Marmara İşletme mezunu olan Esra Saykı üretimle ilgileniyor.

Elif Ergu-Vatan

Marmaris’ te Bir İstanbul


Ressam Prof. Dr. Devrim Erbil’in 27 Temmuz/ 17 Ağustos 2007 tarihleri arasında ‘’Netsel Marina Marmaris Gallery Art and Life’’da gerçekleşecek ‘’Marmariste bir İstanbul’’ projesinde toplam 24 adet baskı ve yağlıboya eseri Marmariste ki sanatseverlere İstanbul’u farklı bir boyutta yansıtacaktır...

1937 Salihli doğumlu Ressam Prof. Dr. Devrim Erbil, 1959’da İDGSA Resim Bölümününden mezun olduğunda ‘’Soyutçu 7’ler Grubu’’ nu, 1963 yılında da ‘’Mavi Grup’’u kurarak genç yaşta Türk resim sanatına farklı bakış açılarını katmaya başlamıştır.

1981 yılında Profesör olan sanatçı, bir dönem Resim Heykel Müzesi Müdürlüğü’nü de yapmıştır.

1991 yılında Devlet Sanatçısı ünvanı verilen Prof. Dr. Devrim Erbil bugüne kadar 100’ün üzerinde yurtiçi ve yurtdışında kişisel sergi açmış ve çok sayıda ödüle layık görülmüştür.
Türk sanat tarihinde çok özel yeri bulunan sanatçı yalnızca tuvalleriyle değil, kağıt üzerine çalışmaları, gravürleri, mozaik, seramik ve halı çalışmaları ile de çok çeşitli malzemeler kullanarak sayısız yapıt üretmiştir.

Ressam Prof. Dr. Devrim Erbil’in 27 Temmuz/ 17 Ağustos 2007 tarihleri arasında ‘’Netsel Marina Marmaris Gallery Art and Life’’da gerçekleşecek ‘’Marmariste bir İstanbul’’ projesinde toplam 24 adet baskı ve yağlıboya eseri Marmariste ki sanatseverlere İstanbul’u farklı bir boyutta yansıtacaktır...
‘’Marmariste bir İstanbul’’ projesi sanatçının Marmaris de gerçekleştireceği ilk kişisel sergi vasfına sahiptir.

Gallery Art and Life’in Platform sergi projelerinden biri olan etkinlik, aynı zamanda Gallery Art and Life’ın Marmariste gerçekleştireceği ikinci sergi projesi özelliğini de taşımaktadır.


Beste Gürsu
Güneşli Sok. No:3334433
CihangirBeyoğlu-İstanbul
Tel: 0212 293 91 50 Gsm: 0544 496 39 59