Malatya’nın Doğanşehir ilçesindeki Roma dönemine ait “otlayan karaca” figürünün bulunduğu mozaikler için kurtarma kazıları başladı.29 Kasım 2007 Perşembe
‘Otlayan karaca’ mozaiği kurtarılıyor
Malatya’nın Doğanşehir ilçesindeki Roma dönemine ait “otlayan karaca” figürünün bulunduğu mozaikler için kurtarma kazıları başladı.Piyasadan çekilen iki ilacın seri no’larına dikkat

Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü, fazla miktarda etken madde içeren bir serum ile içerisinde yabancı madde bulunduğu tespit edilen ve daha çok çocuklar için kullanılan bir şurubun piyasadan geri çekilmesini istedi.
Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye Eczacılar Birliği, il sağlık müdürlükleri ve ilgili ilaç firmalarına gönderilen yazıda, “Kanfleks yüzde 5 dekstroz sudaki solüsyonu 1000 ml.” adlı serumun, yapılan incelemede sonucu içerisindeki etken madde miktarının yüzde 10.2-10.8 oranından fazla olduğunun belirlendiği ifade edildi.
Bu nedenle serumun eczanelerden, ilaç depolarından ve hastanelerden geri çekilmesi istendi. Ayrıca çocukların alerjik rahatsızlıklarında kullanılan “actifed şurup”un da içerisinde yoğun miktarda yabancı madde içermesi nedeniyle geri çekilmesi kararlaştırıldı.
İLAÇLARIN SERİLERİNE DİKKAT EDİN
‘Actifed şurup’un Nisan 2007 imalat ve Nisan 2011 son kullanma tarihli serisi için geri çekme işlemi uygulanırken, ‘Kanfleks’ serumun da Eylül 2006 imalat ve Eylül 2008 son kullanma tarihli serisi geri çekilecek.
Broadway’de geçici anlaşma sağlandı
10 Kasım’dan bu yana sahnelenemeyen oyunlar bugün yeniden sergilenmeye başlıyor.
Tiyatro işçileri, ücret ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi talebiyle grev kararı almış, bu nedenle onlarca oyun sahnelenememişti.
Grevin New York şehrine milyonlarca dolarlık zarar verdiği belirtiliyor. Hollywood’da senaryo yazarlarının başlattığı grevle ilgili müzakerelerse halen devam ediyor.
23 Kasım 2007 Cuma
Dünyayı kurtarmanın 16 yolu

Bahçelerde, suyu, toprağı kirleten ve sağlık için son derece zararlı olan kimyasal bitki ilaçlarını kullanmayı bırakmalıyız. Doğal ve sağlıklı koşullarda ürün yetiştirmeliyiz.
Et yemeyi azaltmak
1.kg. bifteği elde edebilmek için 20 bin litre su ve petrol tüketiliyor. Sizi meyve ve sebze satan barlara davet ediyoruz…
Bisiklete binmek
Bisiklete binmek sadece çevre için değil formunuz için de çok faydalı bir hareket olacak.
Organik giyinmek
Hem kendiniz hem de çocuklarınız için organik giysiler satın alabilirsiniz. Bunun için Feriköy Organik Pazar’ına bir göz atmalısınız.
Kalıcı mobilyalar almak
Mobilyalarınızı sık sık değiştirmeyerek ya da ikinci el mobilyalar satın alarak ağaçların daha uzun süre yaşamasına katkıda bulunabiliriz.
Sabun kokmak
Duş jelleri, ve sıvı sabunlara veda etmeliyiz. Tekrar petrol türevi maddeler içermeyen anneannelerinizin sabunlarını kullanmaya başlayın.
Daha az kimyasal
Çevreye daha fazla kimyasal madde yaymamak için kullandığınız deterjanların, yumuşatıcıların, diş macunlarının ve şampuanların miktarını mümkün olduğunca azaltmaya çalışın
Kurşun kalem kullanmak
Plastik tükenmez kalem yada fosforlu kalemler kullanmak yerine kurşun kalemleri tercih edin
Kullanılmış kağıtları tekrar kullanmak
Daha az kağıt kullanmak, daha çok ağacı yaşatmak anlamına geliyor.
Merdivenleri kullanmak
Asansör yerine merdivenleri kullanmak aynı zamanda günden güne incelmek demek!
Poşetlerden vazgeçmek
Alışverişe çıkarken yanınıza alacağınız büyük bir çanta ile plastik poşet kullanımına “dur” demiş olacaksınız. Ayrıca çok daha kullanışlı ve şık..
Ampulleri değiştirmek
Evinizin en fazla ışıklandırılan yerlerinde en az üç lambaya enerji tasarruflu ampul takarak tam dört tane nükleer santralin kapanmasına yardımcı olabilirsiniz.
Yoğurt yapmak
Kendi yoğurdunuzu kendiniz yapmanız daha sağlıklı ve pratik olacak. 1 litre sütle 8 kase yoğurt üretebilirsiniz
Banyoda ve tuvaletlerde su tüketimini kısmak için düzenlemeler yapın ve su akıtan muslukları, sifonları vakit kaybetmeden tamir ettirin
Kapakları kapatmak
Yemek yaparken tencerelerin kapaklarını kapatarak yüzde 30 oranında enerji tasarrufu yapmış olursunuz.
Banyoyu kısa kesmek
4 yada 5 dakikalık duş sırasında en fazla 30-80 litre arasında su harcayabilirsiniz. Oysa bu rakam küveti doldurarak yapacağınız banyoda 200 litreye çıkıyor.
Lagendijk'ten tarihi itiraf: PKK için saçmaladık

'Türban üniversitede serbest olacak'

Marmara'da tehlike çanları
Fayın gerildiği, 7’nin üzerinde deprem üreteceği ortak görüş...
Kandilli Rasathanesi Genel Müdürü Prof. Dr. Gülay Altay’ın “Marmara fayının suskunluğu hayra alamet değildir” açıklamasının ardından VATAN, Türkiye’nin önde gelen yerbilimcilerine de Marmara ve Türkiye’nin kritik deprem noktalarını sordu.
Suskun değil, bekliyor
* Prof. Dr. Haluk Eyidoğan (Türkiye Deprem Vakfı Yön.Kur.Üyesi)“Yer bilimleri camiasında genel kanaat Marmara’da 7’nin üzerinde bir deprem beklediğidir bu konuda herkes hemfikir. Böyle bir tehlikeyi hatırlatmak açısından farklı üsluplar kullanınabilirler ancak Marmara’da özel bir suskunluk yok. 2 bin 700 yıllık Marmara tarihine baktığımızda 50’ye yakın yıkıcı deprem olmuştur yani suskun olduğunu söylemek doğru olmaz. Ege ve Doğu Anadolu Türkiye’nin birinci derece deprem bölgeleridir ve her zaman yıkıcı ekonomiyi etkileyebilecek bir deprem olma olasılığı çok yüksektir. Türkiye’nin yüzde 50’si bu anlamda benim her an kaygı duyduğum alandır. Ulusal Deprem Konseyi 2000 yılında kuruldu ve Avrupa Konseyi’nin tavsiyesiyle Gölcük depreminden sonra hayata geçti. Ancak 6 Ocak’ta Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğle, lağvedildi. Şu an YÖK’ün isteğiyle böyle bir oluşum söz konusu. Türkiye’de deprem dahil diğer afetlerle ilgili tarafsız değerlendirme yapıp bunu hükümete rapor edebilecek bir üst kurul gerekli. Gerektiğinde eleştiriyle katkı sağlayacak idari, mali ve bilimsel özerkliğe sahip böyle bir kurum dünyanın birçok ülkesinde bulunuyor.”
Çukur tsunamiyi artıracak
Prof. Dr. Şükrü Ersoy (YTÜ Doğa bilimleri Araştırma Merkezi Başkanı)
“Marmara’da bir dinamizm var ama bu bugünden yarına değişen bir şey yok. Yüzde 65 olasılıkla otuz yıl içinde Marmara’da 7’nin üzerinde bir deprem olacağını istatistikler gösteriyor. Batı Anadolu’da 1970’lerden bu yana deprem olmuyor. Ege depremleri küçük ve sık, Kuzey Anadolu fay hattındaki depremlerse büyük ve periyotlu karakteristiğiyle dikkat çekiyor. Marmara’da tsunamiyi konuşmak gerekiyor. Marmara denizinde üç çukur bulunuyor. Çınarcık, Marmara ve Tekirdağ çukurlarında denizaltı heyelanlarının oluşması durumunda bunun tsunami oluşturacağı bilinmelidir. 6.5 şiddetindeki bir deprem de bunun için yeterlidir. Marmara dışında Maraş, Hatay ve Elazığ’da suskunluk var buranın kritik olduğunu söylemek mümkün. Türkiye’nin yetki ve sorumluluğu olan afet konusunda ciddi bir kuruma ihtiyacı vardır.”
Enerjisini biriktiriyor
* Oğuz Gündoğdu (İstanbul Üniversitesi Jeofizik Müh)“Marmara son aylarda çok suskun değil, 2006 yılında çok suskundu. 2007 yılında Gemlik ve Manyas’ta 5 şiddetinde depremler oldu. Ancak bunun anlamı, fay hattının gerginliğidir. Hocamız fay hattı üzerinde deprem olmadığını ifade etmiş, kuzeyden geçen fay üzerinde deprem olmuyor ama Marmara’nın suskunluğa büründüğüne katılmıyorum, fay gerilmeye devam ediyor. Burada bir sistem var. Gemlik ve Manyas depremlerini enerjinin birikmesi ve hareketliliği olarak algılamak gerekir. Marmara dışında, Ege’de, Denizli’deki aktivite genel karakteri yansıtan ve çok fazla büyümeden anlatılabilen depremler ancak Doğu Anadolu’da Elazığ Sivrice ile ilgili kaygı ve endişe duyuyorum. Eski Deprem Konseyi çok iyi bir rapor hazırlaşmış ve olgunlaşmışken kapandı. Düzenleyici çok gerekli bir kurumdu böyle bir kurumun hayata geçmesi düzenleyicilik açısından katkı sağlayacaktır.”
Aşk acısı aslında hastalık
Die Welt gazetesinin haberine göre, aşk acısı, ekonomik konum, sosyal statü, meslek gibi unsurları da dinlemiyor ve herkesi aynı şekilde etkiliyor. Karşılıksız aşk durumunda ise insanlarda kıskançlık, intikam gibi olumsuz duygular harekete geçiyor.